İnşaat Mühendisliğinin Tanımı

İnşaat Mühendisliği geniş bir çalışma alanını kapsayan mühendislik dalı olmasına rağmen, tam olarak yerleşmiş Türkçe veya yabancı bir tanımı bulunmamaktadır.

Türk Dil Kurumu, mimar için “Yapıların planını yapıp bunların gerçekleşmesini sağlayan kimse” şeklinde gibi yanlış bir tanım yapmakta olup, hem planlama hem de gerçekleştirmeyi mimara ait göstermektedir. Eski Türkçe sözlüklerde de “mühendislik”, “yol, köprü, gemi ve uçak yapımı vb. ile maden, su ve elektrik işleri gibi bayındırlık ve zanaat ile ilgili teknik çalışmalardan birini konu edinen meslek” şeklinde tanımlanmaktadır. Ancak İnşaat Mühendisliğinin veya diğer mühendisliklerine tam olarak uyan doğru bir tanımı bulunmamaktadır.

Osmanlıca sözlüklerde yer alan mühendis (Mühendisûn), “Hendese bilen, Geometri bilen ve tatbik eden kimse” şeklinde olup mühendislerin temel işlevleri için daha uygun bulunmaktadır. Aynı tanımın Türk Dil Kurumu sözlük karşılığı, “İnsanların her türlü ihtiyacını karşılamaya dayalı yol, köprü, bina gibi bayındırlık; tarım, beslenme gibi gıda; fizik, kimya, biyoloji, elektrik, elektronik gibi fen; uçak, otomobil, motor, iş makineleri gibi teknik ve sosyal alanlarda uzmanlaşmış, belli bir eğitim görmüş kimse” şeklinde olup uzunca ama tam olarak yeterli olmayan bir mühendislik tanımı vermektedir. Batılı kaynaklarda, mesleklerin çalışma alanları geniş bir biçimde sayılmakta ve inşaat mühendisliği de sayılanları planlayan ve uygulayan kimse şeklinde verilmektedir.

Türkçe yayınlanmış çalışmalarda, uzun yıllardır, inşaat mühendisliği ve inşaat mühendisi tanımlama denemeleri bulunmaktadır. Bunların en önemlilerinden birinde “Ayda başka, Merih’te başka, uzay boşluğunda başka “doğa” vardır. Özellikleri farklı, olanakları farklı ve koydukları engeller farklıdır. Böylece uzay mimarı, uzay inşaat mühendisi gibi kavramların da artık oluşup gelişmeye başladığını söylemek mümkündür” şeklindedir. Bu tanımdan alınması gereken önemli kavram, mesleğin etki ve tanım alanı olup, dünyadan daha geniş tutulması gerekliliğidir. Bunun “Evren” olarak belirlenmesi bu nedenle gereklidir.

İngilizce’de “inşaat mühendisliği”, “civil engineering” olarak yer alır. Buradaki “engineer/ing” mühendis/lik, “civil” ise vatandaşlar ile ilgili medeni, uygar, uygarlıkla ilgili, sivil olmayı belirten kavramlar olarak Türkçeye çevrilebilir. İngilizcedeki “engineer-mühendis” sözcüğünün kökeni, “icat etmede yaratıcı olan kişi” anlamına gelen Latince “ingeniatorem” sözcüğü olup “askeri amaçlı mühendislik” olarak kullanılmaya başlanmış, daha sonra askeri-sivil ayrımı yapılmak üzere “civil” kelimesi bir ön ek olarak eklenerek “civil engineering” şeklinde dil ve kültür yapısındaki yerini almıştır. Bu anlamların bütünleştirilmesi ile, İnşaat Mühendisliğinin çok geniş bir bilimsel çalışma ve uygulama alanını kapsadığı kolayca anlaşılabilir.

ABET (Accreditation Board of Engineering and Technology–Mühendislik ve Teknoloji Akreditasyon Kurulu) tanımına göre Mühendislik, “eğitim, deneyim ve uygulama ile edinilen matematik ve doğa bilimleri bilgisinin, doğal güç ve kaynakların insanlık yararına ve sürdürülebilirlik ilkeleri dikkate alınarak ve mühendislik etiği gözetilerek kullanılması için yöntemler geliştirme uğraşıdır” (Akçaoğlu, 2006). Büyük Larousse’ta Mühendislik, “Bilimsel çalışmaların, araştırmaların sonuçlarını toplumun somut ihtiyaçlarını karşılamak üzere teknolojiye ve uygulamalara geçiren sistematik çalışmalar bütünü” olarak tanımlanmaktadır. Ancak İnşaat Mühendisliği için yeterli bir tanım verilmemektedir.

Tam olarak İnşaat Mühendisliği anlamına gelen “civil engineering” İngilizce’de “yollar, köprüler ve insan eliyle yapılan diğer yapıların boyutlandırma (hesaplamalar) ve yapının denetimini yapan meslektir” şeklinde tanımlanmaktadır. International Standard Industrial Classification (ISIC), önce inşaat ve yapıları “Yapılar, yapım, binaların tamir ve yıkımı, karayolları, cadde ve büzler, su boruları, demiryolları, köprü ve köprü ayakları, tüneller, metrolar, viyadükler, baraj- lar, kanalizasyon projeleri, sıhhi tesisat projeleri, hidroelektrik tesisler, su kuvvetleri projeleri, gaz boruları, palplanşlar gibi ağır inşaatlar ve diğer ağır inşaat çeşitleri (tarama, su altı kaya- larının atılması, kazık çakma, drenaj ve arazi düzeltmesi), liman ve suyolları yapımı gibi deniz yapıtları; spor sahaları (golf sahaları, yüzme havuzları, tenis kortları), park alanları, telefon ve telgraf gibi haberleşme sistemleri ve özel şirket veya kamu kuruluşları tarafından yapılan tüm diğer inşaatlar…” şeklinde çok uzun fakat eksik, yapı çeşitlerini sıralayarak, buna dayalı olarak da “İnşaat Mühendisini” “bu işleri yapan kişi” olarak tanımlamaktadır.

1827 yılında Tredgold tarafından yapılan en kısa ve en yaygın tanıma göre İnşaat Mühendisliği, “insanlığın refahı ve kullanımı için doğadaki büyük güç kaynaklarının yönetimi sanatıdır” (Illston, 1981), Büyük Larousse’ta bir başka tanım “taşıyıcı yapı tasarımı ve hesabı, hidrolik, su yapıları, yol ve köprüler, demiryolu, zemin mekaniği gibi dalları kapsayan mühendislik kolu” (Akçaoğlu, 2006) şeklindedir.

Evrendeki varlıkların temel var edilme amacının “insanların mutluluğu” olduğu kabulünden hareketle, belirli bir uyum içinde bulunmaları gerektiği sonucuna varılır. Dünyayı oluşturan temel varlıklardan toprak, su, hava ve ateş, canlılar için hem “var olma” hem de “yok olma” nedeni olabilmektedir. “Azı karar, çoğu zarar” şeklinde Türk Kültüründe veciz ifadesini bulan, temel varlık olan madde ile canlıların uyumu, ancak mühendislik çalışmalarının uygulanması ile sağlanabilir. Bu uyum aynı zamanda, varlıklar, canlılar ve insanların sosyal ilişkilerine de katkı sağlar. Bu nedenle tümü için, birinin diğerine baskın olmadığı bir uyumun sağlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu durum, İnşaat Mühendisliğinin tanımlanmasında “ahenk” olarak dikkate alınmıştır.

Tarih boyunca, Aristo başta olmak üzere tüm düşünürlerin temel varlık olarak kabul ettikleri Toprak, su, hava ve ateş (Anasır-ı Erbaa/Dört Unsur), canlılar için “olmazsa olmaz” özellikte olsa da, gerekli uyum ve “birlikte bulunabilme” şartları temin edilemezse, “yaşamın mümkün olamayacağı” şartları oluşturabilecekleri de unutulmamalıdır. Bunu, bilinen ve bilinmeyen dünya tarihi içinde tesis edilmiş yapılardan görmek ve anlamak mümkündür. İnsanların, başta su olmak üzere, verimli topraklar gibi doğal kaynaklara yakın, fakat yine su gibi bir varlığın olumsuz etkilerden korunabilecek kadar uzak alanlarda yerleşmeye başlamaları, bu bakış açısının tarih içindeki uzantısı olarak görülebilir. İnşaat Mühendisliğinin, insanın bulunduğu her yer olan yeryüzü ve diğer gezegenlerde (Evren), yapıların yapılmasını içine alan bir bilim alanı olduğunun da tanımlamada dikkate alınmış olması gerekir.

Yukarıdaki açıklamaların toparlanması ve mesleki bir bütünlük sağlayacak biçimde birleş- tirilmesi ile, “İnşaat Mühendisliği” nin genel ve kısa tanımı ile “İnşaat Mühendisi” tanımı aşağıdaki gibi yapılabilir.

 İnşaat Mühendisliği Genel Tanımı

Evrende, canlıların tabiat ile ahenk içinde yaşamalarını temin ve medeniyet inşa etmek üze- re, insan eliyle yapılacak tesislerin, yapılabilme, yapım ve yıkım şartlarını araştıran, çevre ile uyumlu ve ekonomik olmak üzere, belirli bir süre kullanılmasını temin edecek dayanım hesaplamalarını, malzeme seçimini ve bilimsel çalışmalarını, yapılmış tesislerde aynı esaslarla tamir, bakım, onarım, değişiklik ve eklentilerini yapan mühendislik bilimi ve uygulama dalıdır.

 

 İnşaat Mühendisliği Kısa Tanımı

Evrende, canlıları tabiat ile ahenk içinde yaşatmak ve medeniyet inşa etmek üzere, temel varlıkların zararlı etkilerini önleyerek, onlardan en üst düzeyde yararlanmayı temin edecek yapılar tesis eden bilimsel çalışma ve uygulama alanıdır.

 

İnşaat Mühendisi Tanımı

İnşaat Mühendisliği eğitimi almış olup, bu meslek alanına giren tüm faaliyetleri yürütebilecek, bilimsel çalışma ve uygulama yapabilecek donanıma sahip mühendistir.

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook'ta Takip Etmek İster misiniz?