Özel Sektörde Çalışan İnşaat Mühendislerinin Sorunları

İnşaat sektörü bilindiği üzere karmaşık, sürekli hareket halinde ve stresin yoğun olduğu bir sektördür. Kendisine bağlı iki yüzden fazla alt sektörün ürettiği mal ve hizmete talep yaratan sektör, günümüzde “ekonominin lokomotifi” olarak adlandırılmaktadır. Yapı üretim sürecinin etkin ve verimli olabilmesi için de mesleğinin uzmanı kişilerinin motivasyonunun yüksek tutulması gerekir. Bu motivasyonun sağlanamadığı durumda zaten zorlu bir ortamın odak noktasında bulunan inşaat mühendislerinin işlerini ve mesleklerini yürütebilmeleri, kendilerine ve çalıştıkları şirketlere faydalı zorlaşmaktadır.

İnşaat mühendisliğini seçen ve okuyan kişiler tüm bu zorlukları ve mücadeleri göze alarak ve mesleklerini severek yapmaktadırlar. Yalnız bu bazı durumların da düzeltilmemesi veya iyileştirilmemesi anlamına da gelmemektedir. Özel sektörde çalışan bu inşaat mühendislerinin hoşnutsuzluklarını belirttiği ve şikayetçi olduğu başlıca konular şu şekildedir;




özel sektör şantiyeci

Yönetici ve çalışma ekibi arasındaki ilişki kaynaklı sorunlar;

Çalıştırılan elemanların yönetici veya şirket sahipleriyle olan kişisel veya maddi ilişkileri çoğu zaman yapılan üretim kalitesine verilen önemi etkilemekte. Bir şantiyedeki her türlü üretimden sorumlu olan inşaat mühendisleri/şantiye şefleri bu konuda hem otoritelerini kaybetmekte hem de bekledikleri üretim kalitesini elde edememektedir. İşverenlerinden alacağı olan veya onlarla farklı bağları olan elemanlar iş rekabetini önemsememeleri ve işverenin dolayısıyla şantiye şeflerinin kendilerine mahkum olduğu düşüncesiyle hem örgütsel hiyerarşiyi hemde üretim kalitesini alt-üst edebilmektedir.

Proje ve müşteri kaynaklı stres;

İnşaat sektörünün yapısı gereği imalatlar her zaman aceledir. Projelerden kaynaklanan beklenmedik gecikmeler iş programlarını değiştirmeyi zorunlu kılar. En çok karşılaşılan problemler, uygulama projelerinin birbirleriyle uyumsuzluğu ve projelerin zamanında teslim edilmemesidir. Örneğin mimari projede sonradan yapılan bir değişiklik proje müelliflerine bildirilmediğinde ve diğer projelere işlenmediği durumda ortaya karmaşık durumlar ve imalatlar çıkabiliyor.  Müşterilerin zamansız değişiklik istekleri, her işe karışıp işi uzmanlarına bırakmamaları, zaman baskısı ve ödeme problemleri gibi faktörler de şantiyede çalışan inşaat mühendislerinin en çok yaşadığı problemlerdendir.

Ödemelerdeki adaletsizlik, takdir edilmeme ve aşırı iş yükü,

Çoğu mühendislik dalında olduğu gibi inşaat mühendisleri de altında çalışan elemanların çoğundan daha az kazanmaktadır. Hatta bir çok durumda inşaat mühendisinin maaşı herhangi bir uzmanlığı olmayan düz işçi olarak tabir edilen statüdeki çalışanların civarındadır. İş yükü ve sorumluluklarının fazlalığına rağmen aldıkları ücretin tatmin edici olmaması en etkili motivasyon eksikliklerini yaratmaktadır. Bu durumun şantiye ortamında bilinmesi durumu da ayrıca şantiye şefinin otoritesini de sarsmaktadır.




inşaat mühendisi işçi

Çalışma ekibi üyelerinin zayıf iş ilişkileri,

Bir çok farklı kültürden ve eğitim seviyesinden insanın iç içe çalıştığı ortamda, bu ortamın odak noktasında olan inşaat mühendislerinin mühendislik teknik bilgisinden öte insan yönetiminde de uzmanlaşması gerekiyor. Çalışanların birbirleri ile veya bizzat mühendislerle yaşadığı anlaşmazlıklar işlerin aksamasına ve zaten yorucu olan temponun yanında sinir harbi yaratmaktadır.

Kötü çalışma koşulları,

İnşaat işinin doğası gereği inşaat ortamı her zaman zordur. Bu ortamlar doğru organizasyonlar ve uygulamalar ile çalışmaya daha uygun hale getirilmelidir. Bunun başarılamadığı durumlarda iş güvenliğinden ulaşıma, beslenmeden barınmaya, uygun malzeme teminine ayrı ayrı problem yaşamak çalışma koşullarını daha da zorlaştırır.




Uzak mesafeler, iş yerine ulaşım sorunu ve sosyal uğraş yetersizliği,

Yol, baraj, toplu konut vb çalışma alanları genelde şehir merkezlerinin dışında hatta ıssız mekanlarda olmakadır. Bu da işe gidip gelme, malzeme ve temel ihtiyaçların karşılanması konularında sorun yaratmaktadır. Çoğu şehir dışı şantiyelerinde şantiyede ikamet etmek zorunda kalan inşaat mühendisleri, iş yoğunluğu ve zaman kısıtlılıklarından dolayı haftalık izin dahi kullanmadan aylarca aralıksız çalışmak durumunda kalabiliyor. Bu da temel insani ihtiyaçlardan olan sosyalleşme ihtiyaçlarının karşılanamamasına ve insanın psikolojik olarak zorlanmasına sebep veriyor.

Cinsiyet ayrımı ve aşırı rekabet kaynaklı sorunlar,

Eğitimsiz ve bir çok farklı kültürden insanın var olduğu ortamda kadın inşaat mühendislerinin sorun yaşaması kaçınılmaz olabiliyor. Her sektörde olduğu gibi inşaat sektöründe de diğer teknik personellerle yaşanan gereksiz ve aşırı rekabet zaten zor olan çalışma koşullarını daha da keyifsiz hale getirebiliyor.

Hizmet içi eğitim yetersizliği ve dönemsel iş dengesizliği,

İş yoğunluğu, tek kişiye yüklenen aşırı sorumluluk, sınır tanımaz mesai saatleri, fiziksel ve zihinsel yorgunluklar kişisel ve mesleki gelişime ayrılan zamanı kısıtlayabiliyor hatta buna hiç izin vermeyebiliyor. Bu durumda teknik olarak kendisini geliştiremeyen bir inşaat mühendisinin kariyer olarak da ilerlemesinin önüne geçilmiş oluyor. Ayrıca ekonomiyle en iç içe olan ve ona bağımlı olan inşaat sektörünün yaşadığı dalgalanmalar, sezon etkileri ve bölgesel, şehirsel farklılıklar dönemsel iş dengesizlikleri yaratabilmekte ve  kişileri ekonomik ve psikolojik olarak zorlayabilmektedir.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Facebook'ta Takip Etmek İster misiniz?