Her Binaya Kimlik Kartı Verilmesi

Mersin Milletvekili Serdal Kuyucuoğlu, her bina için bina kimlik kartı düzenlenmesi ve binalarla ilgili her türlü teknik ve hukuki bilginin yer alacağı bu kartların bina girişlerine asılmasının zorunlu hale getirilmesi hakkında kanun teklifi sundu. Kuyuncuoğlunun verdiği kanun teklifi kabul edilirse kısa bir süre içerisinde mevcut inşaat stokları ile yeni yapılan binaların kimlik belgelerinin düzenlenmesi gerekecek.

“HER BİNAYA BİR KİMLİK KARTI VERİLMELİ”

Kuyucuoğlu,  “Yeryüzünde yaşayan bütün insanlara hatta hayvanlara bir kimlik kartı verilirken, binaların kimlik kartlarının olmaması düşünülemez bir gerçektir. Bu bağlamda her binaya, kim tarafından hangi tarihte yapıldığı, taşıdığı teknik şartlar, kullanılan malzeme ve bileşimlerinin niteliği, denetleyenler, onay ve ruhsat verenler, jeolojik ve jeofizik incelemesi yapan kurumun ismi, binanın kalitesi, yapım süresi, sorumlular gibi hususları içeren ‘Bina kimlik Kartı’ sistemi getirilmeli ve sorumluluk duygusuna sahip denetim organları tarafından sürekli takip edilmelidir. Bina kimlik kartlarındaki özet bilgiler binaların girişlerine konulmalı ayrıca yetkililer tarafından tutulacak kayıtlarla, bina kimlik kartlarına binanın yapım aşamasından tamamlanma aşamasına kadar her türlü işlem kayıt altına alınmalıdır. İnsanların yaşadıkları binaların ya da binalarının kurulduğu zeminlerin ne kadar güvenli olduğunu bilme hakkı vardır. Depremlerden en az zararla kurtulmak ve gerekli önlemleri almak elimizdedir” ifadelerini kullandı.



Milletvekili Kuyucuoğlu, kanun teklifinde, 3194 sayılı İmar Kanununa “Binalara, bina kimlik kartı yerel yönetimler tarafından verilir. Bina kimlik kartında bulunması gereken hususlar bir yönetmelikle düzenlenir” ve  “Bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren iki yıl içinde mevcut binalara, yerel yönetimler tarafından bina kimlik kartı verilmesi işlemi tamamlanır” maddelerinin eklenmesi teklifinde bulundu.

Binalarda komple bir kalite anlayışı geliştirilmesi gerekliliğini vurgulayan Serdal Kuyucuoğlu, “İnşaatlar sonuç odaklı değil süreç odaklı bir denetim mekanizmasına kavuşturulmalıdır. Binaları denetleyen denetçilerin ücretleri, denetlenen müteahhitler tarafından verilmesi uygulanmasına son verilmelidir. Bina dayanaklığı arttıkça verilen kredilere uygulanan faiz oranı düşürülmelidir. Yapı denetimi, müteahhitlerin finanse ettiği özel firmalar aracılığıyla değil, yerel idarelerin birimleri tarafından gerçekleştirilmelidir. Sağlıksız ve çarpık kentleşmeye yol açan imar affı yasalarının çıkartılmaması ve konu ile ilgili kesin ve etkin kararlar alınmalıdır.  Yapımı tamamlanmış ve yapım aşamasında olan bütün binaların dayanıklılık ve kalite sorunlarına ilişkin çalışmalar yapılmalı, beton kalitesinden, kullanılan demirin çapına kadar her türlü teknik analiz gerçekleştirilmelidir” ifadelerini kullandı.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook'ta Takip Etmek İster misiniz?