Betonun Su-Nem İçeriğinin Önemi

Betonun beklenen dayanımı ve mukavemeti kazanması için yeterli miktarda su içermesi gerektiği gibi, yerleşimin tamamlanmasından sonra havanın sıcaklığı, nem ve yağış durumlarına göre kür uygulanması da son derece önemlidir.

– Çimentonun hidratasyonunu sağlayarak, bağlayıcı hamurun gözenekliliğini azaltmak ve kuruma büzülmesi kaynaklı hacim değişikliğini en aza indirmek için betonda en az %80 mertebesinde doygunluğun sağlanması gerekmektedir.

– Havanın bağıl nemi %80 değerinin üzerinde olduğunda aktif bakım uygulanmasına gerek olmayabilir. Bu durum, rüzgar hızının yüksek olması, hava sıcaklığının yüksek olması ve beton ile ortam sıcaklığının farklı olması gibi etkilerin varlığında geçerli değildir. Bu etkilerin varlığında buharlaşma sonucu kapiler boşluklardaki doygunluk giderek azalır ve sonuçta hidratasyon yavaşlar, hatta durur. Bu yüzden çok nemli ortamlarda bile aktif kür uygulaması gerekebilmektedir.



Beton içerisindeki suyun buharlaşması

  • havanın bağıl nemi,
  • hava sıcaklığı,
  • beton sıcaklığı,
  • beton ile hava sıcaklığı arasındaki fark,
  • rüzgar hızı

gibi faktörlere bağlıdır. Bu nedenle, gündüz suya doygun bir beton, soğuk bir gece sonunda su kaybedebilir. Bu, soğuk hava koşullarında beton dökümü esnasında da ortaya çıkabilir.

Su/Çimento oranı 0.42 ve üzerinde olan betonlarda, beton içerisinde hidratasyonun tamamlanması için yeterli miktarda su bulunmaktadır. Betonun S/Ç oranı bu değerin altında ise, çimentonun hidratasyonu sonucu oluşan bünyesel kuruma hidratasyonun yavaşlamasına veya durmasına neden olabilir. Buna göre, hidratasyonun devamını sağlamak için dışarıdan betona su takviyesi gerekmektedir.

Normal ve yüksek dayanımlı betonların 1 yıllık dayanım gelişmesine kür koşullarının etkisini belirlemek için, yapılan bir çalışmada 20°C’de bekletilen numunelerden bir kısmı kirece doygun suda, bir kısmı havada (~%50 bağıl nemde) ve bir kısmı yüzey geçirimsizliği sağlanarak kür edilmiştir. Betonun dayanım seviyesinden bağımsız olarak, 7 günün altındaki yaşlarda dayanımlar arasında kayda değer fark görülmemiştir. Ancak bir yılın sonunda havada bekletilen numunelerin dayanımları, su kürü yapılan numunelere kıyasla %20, yüzeyi kaplanarak geçirimsizlik sağlanan örneklere kıyasla %16 daha düşük çıkmıştır.




Su kürü kesildiğinde dayanım gelişmesi kısa bir süre (betonun içindeki bağıl nem %80’in altına düşene kadar) devam eder, daha sonra durur.

Su kürü yeniden başlatılırsa, dayanım yeniden gelişme gösterir, ancak, oluşan dayanım sürekli su kürü dayanımına erişemez.  Bu nedenle, betonun yeterli dayanım, geçirimsizlik ve dayanıklılık kazanana kadar sürekli ıslak tutulması gerekmektedir. Özellikle düşük S/Ç oranına sahip betonlarda erken yaşlarda sürekli kür daha da önemli hale gelmektedir.

– Çimento içeriği yüksek olan ve katkılı çimento içeren betonlar yetersiz kürden daha fazla etkilenmektedir.

–  Bu hassasiyet katkı oranı artışı ile artmaktadır.

– Buna göre, normal portland çimentosu içeren betonlara en az 7 gün, katkılı çimento veya mineral katkı içeren betonlara ise daha uzun suda kür süreleri önerilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Facebook'ta Takip Etmek İster misiniz?