Mimarların Çalışma Alanları

Mimarlık okullarından mezun olan mimarların, mesleğin ilgi alanının çok geniş bir yelpazeyi kapsaması nedeni ile, birbirinden çok farklı alanlarda çalışabildikleri gözlemlenmektedir.

Mimarların çalışma alanlarını sıralayacak olursak:

a) Kamu Kurumları’nda (devlet memuru olarak)

b) Tasarımcı olarak,



c) Yapı denetimi amacı ile, o Yasa ve yönetmeliklerin hazırlanmasında,

d) Özel sektör’de

e) Serbest çalışan mimarların bürolarında tasarımcı ve/veya uygulamacı olarak,

f) Şirketler. Bankalar vb. kuruluşlarda sürekli görevli mimar olarak,

g) Şantiyelerde görev alarak,

h) Yapı Sektörü ne ilişkin malzemelerin tasarımında, üretim sürecinde, pazarlamasında ve satış noktalarında,

i) Sergi vb. organizasyonların hazırlanmasında,

j) Mimarlık ve ilgili alanlarda dergi yayıncılığında,

k) Serbest mimar olarak

l) Akademisyen olarak çalışabilmektedirler.

Mimarlıkla ilgili yapılabilecek olan benzetmelere bakacak olursak;

“Kötü mimarlık sıkan ayakkabı gibidir”.

Bir yapının ömrü ortalama 70-90 yıl olduğu düşünülürse (yaklaşık bir insanın ömrü kadar) kötü tasarlanmış bir yapıda barınıyor veya çalışıyorsanız bina içinde geçirdiğiniz süre boyunca (hayatınız boyunca) bu olumsuzlukla yaşayacaksınız demektir. Çevre ölçeğinde düşünüldüğünde de sokağınızdaki kötü mimari yapılar hem görsel hem de fiziksel birçok açıdan kişi üzerinde olumsuzluklar oluşturacaktır.

Mimarlık ve tasarım her zaman özel bir yetenek, derin ve karmaşık bir eylem olarak sunulur. Tasarımcı birbirinden çok farklı birçok etkeni bir araya getirip, ortaya benzersiz bir ürün çıkarmalıdır diye düşünülür. “Büyük tasarımcının zihninde neler olup bittiği ise bilinemez. Yılların deneyim ve birikimi yetenekle birleşerek o özel anda tasarım birden ortaya çıkar. Bu görüş belki bir yere kadar doğrudur, değildir tartışılır ama belki de tasarım denilen şey basit, gündelik hayatımızın içinde olan sıradan bir şeydir de biz farkında değilizdir. Belki de mimarlık koşmak kadar sıradan bir şeydir.

İşte iyi koşmanın ve iyi mimarlığın beş kuralı:

1. Koşacağınız zeminin koşmaya uygun olması Arnavut kaldırımları, parke taş döşenmiş yerlerde koşmayın, düşebilirsiniz. (Zemin ve malzeme bilgisi)

2. Eğime ters yöne koşmayın daha çok yorulursunuz. (Topoğrafyanın kullanımı)

3. Rüzgara karşı koşmayın terlemişseniz hasta olabilirsiniz. (Hakim rüzgar bilgisi)

4. Güneşe karşı koşmayın önünüzü göremezsiniz. (Yönlenme bilgisi)

5. Ulu orta her yerde koşamazsınız. Kamuya açık, park alanlarındaki koşu-yürüme yollarında koşabilirsiniz. (Mahremiyet kuralı)

Görüldüğü gibi tasarım sıradan, basit, gündelik hayatın içinden ve hiç de özel bir şey olmayabilir.

Mimarlık kapsamına bakacak olursak; mimari ürünün;

a) Doğa içinde yer alması ve doğal kaynakların bir değerlendirme biçimi olması nedeniyle doğal ortamın tüm olanak ve sınırlamalarını,

  • iklim
  • Topografya
  • Yönlenme

b) Oluşumuna insanın katıldığı bir etkinlik olması nedeni ile insan kavramı ve bütün boyutlarını.

  • Antropometri
  • Ergonomi
  • Ölçü (insan ölçüsü)

c) Yapı üreten bir uğraş olarak da üretim olgusunun bütün verilerini.

  • Maliyet
  • Ekonomi
  • işletme

d) Sosyal nitelikleri içermesi nedeni ile de toplum yapısının bütün özelliklerini.

  • Demografik
  • Etnisite

e) Tasarlayıcı ve kullanıcı arasında bir bilgi alışveriş süreci olarak da toplumun kültür düzeyinin göstergesi olan değerleri içerir.




Kaynak: MÜHENDİSLİK-MİMARLIK ÖĞRENCİLERİ İÇİN MİMARLIK BİLGİSİ-Yrd. Doç. Dr. HAŞAN BEGEÇ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Facebook'ta Takip Etmek İster misiniz?