Mimari Tasarım Hakkında Genel Bilgiler

Mimari tasarımın ortaya çıkış sürecinin kesin, önceden tahmin edilen, sistematik ve matematiksel özellikleri olduğu kadar belirsiz, kendiliğinden gelişen, karmaşık ve sezgisel özelliklere de sahiptir.

Mimari tasarımda iki tür düşünme biçimi vardır: birincisi hızlı, detaylara inmeyen, bütüncü ve bol seçenekli özellikler gösterirken, ikinci temkinli, detaycı, parçalara yönelik ve aşamalı gelişen bir düşünme faaliyetidir.



Tasarımcı genellikle bir düşünme biçimine veya diğerine daha yatkın olabilir, ama gerçekte her ikisini birden kullanır, hatta nerede hangisini kullanabileceğini bilmesi, birinden diğerine geçebilmesi tasarımcının en önemli, olmazsa olmaz niteliklerinden biridir. Birinci grup düşünmenin yaratıcı ve sezgisel, diğerinin bilimsel ve ussal niteliği ağır basmaktadır. Çünkü tasarımcı düşünce, salt bilimsel ve salt yaratıcı nitelikli bir düşünce değildir, ama her ikisini birden barındırmaktadır.

Diğer sanat dallarında, sanatçılar problemleri kendilerinin önemli gördükleri bir açıdan tanımlayıp tasarımlarında bunu anlatmaya çalışırlar ve bu seçimlerinde de odukça özgürdürler. Oysa mimari tasarımcı için durum o kadar kolay değildir. Mimari tasarımın diğer alanlardan çok farklı olan doğası gereği mimar, iyi tanımlanmamış türden olan tasarım probleminin çözümüne girişmeden önce onu bir şekilde tanımlama çabasının içine girer. Çünkü tasarım probleminin sahibi genellikle tasarımcı değil, kullanıcı veya müşteri gibi gereksinme sahibi ama bunun çözümünü gerçekleştirmeyen kişilerdir. Mimardan beklentileri salt mekanları uygun ölçülerde ve doğru ilişkilerde yerleştirmesi değil, sanatçı ve yorumcu olması, biçim, mekan etkisi ve stille ilgilenmesidir. Buna karşın tasarımcı da tasarım problemini tanımlamakta özgür olmak ister ama öncelikle müşteriyi tanımak, gereksinmeleri saptamak zorundadır. Bu arada tasarım probleminin kapsamı genişleyip, örneğin bir konut yerleşmesinin tasarlanması söz konusu olduğuda, tasarımcı, işveren veya kullanıcıyla ilgili olarak problemi tanımlamaya kalktığı zaman bazı disiplinlere; sosyoloji, antropolji, psikoloji ve ergonomi vs. alanlara başvurması kaçınılmazdır.

Tasarımcı ve kullanıcının yanısıra, tasarım probleminin bir başka ortağı da karar vericiler dir. Tasarımcı, çözümlerinde; imar karan veren, yangın kontrolü yapan ve yapım kontrolünü üstlenen kişilerin olurlarına da başvurmak zorundadır. Bu nedenle çözümlerini mevcut yasalar ve yönetmelikler uygun üretmek durumundadır. Kullanıcı, işveren ve karar vericinin istekleri problemin çözümünde uyulması gereken zorluklar veya varılması gereken amaçlardır.

KAYNAK:BİNA BİLGİSİ I (MİMARİ TASARIMA HAZIRLIK İLKELERİ) DERS NOTLARI-Doç. Dr. Nevnihal ERDOĞAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Facebook'ta Takip Etmek İster misiniz?