Deprem Kavramları, Terimleri, Parametreleri, Kaydı


Bir deprem oluştuğunda, bu depremin tariflenebilmesi ve anlaşılabilmesi için “deprem parametreleri” olarak tanımlanan bazı kavramlardan söz edilmektedir.

Odak Noktası (hiposantr), Dış Merkez (Episantr), Odak Derinliği, Şiddet, Büyüklük (Magnitüd) bu parametrelerin başlıcaları arasındadır.



Depremin Odak Noktası (Hiposantr) Nedir?

Depremin odak noktası (hiposantr), yerin içinde depremin enerjisinin ortaya çıktığı noktadır. Bu nokta “iç merkez” olarak da ifadelendirilebilir. Gerçeklikte, enerjinin ortaya çıktığı bir nokta olmayıp bir alandır, fakat pratik uygulamalarda nokta olarak kabul edilmektedir.

Dış merkez (episantr), Episantr Bölgesi, Episantr Alanı Nedir?

Dış merkez (episantr), odak noktasına en yakın olan yer üzerindeki nokta olarak tanımlanır. Burası aynı zamanda depremin en çok hasar oluşturduğu veya en kuvvetli olarak hissedildiği noktadır. Aslında bunu bir noktadan çok bir alan olarak tanımlamak doğru olabilir.

Depremin dış merkez alanı depremin şiddetine bağlı olarak çeşitli büyüklüklerde olabilir. Bazen büyük bir depremin odak noktasının boyutları yüzlerce kilometreyle de belirlenebilir. Bu nedenle “Episantr Bölgesi” ya da “Episantr Alanı” olarak tanımlama yapılması gerçeğe daha yakın olacaktır.

deprem-tanim-merkez-üssü

Odak Derinliği Nedir? Sığ Deprem, Orta Derinlikte Deprem, Derin Deprem Nedir?

Odak derinliği, depremde enerjinin açığa çıktığı noktanın yeryüzünden en kısa uzaklığını ifade eder. Tektonik Depremler odak derinliklerine göre sınıflandırıldığında, “sığ deprem”, “orta derinlikte deprem”, “derin deprem” gibi kavramlarla ifade bulur. Yerin 0-60 km. derinliğinde olan depremler sığ deprem olarak nitelendirilirken, yerin 60-300 km. derinliklerinde olan depremler orta derinlikte olarak sınıflandırılan depremlerdir. Derin depremler ise yerin 300 kilometreden fazla derinlikte olan depremlerdir. Türkiye’de olan depremler genellikle sığ depremlerdir ve derinlikleri 0-60 km. arasındadır. Orta ve derin depremler daha çok bir levhanın bir diğer levhanın altına girdiği bölgelerde olur. Derin depremler çok geniş alanlarda hissedilir, buna karşılık yaptıkları hasar azdır. Sığ depremler ise dar bir alanda hissedilirken bu alan içinde çok büyük hasarlara neden olabilirler.




Şiddet-Depremin Şiddeti Nedir?

Şiddet-Depremin Şiddeti, herhangi bir derinlikte olan depremin, yeryüzünde hissedildiği bir noktadaki etkisinin ölçüsü olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir deyişle depremin şiddeti, onun yapılar, doğa ve insanlar üzerindeki etkilerinin bir ölçüsüdür. Bu etki, depremin büyüklüğü, odak derinliği, uzaklığı, yapıların depreme karşı gösterdiği dayanıklılık gibi konularla ilişkili olarak değişiklik gösterebilmektedir. Şiddet depremin kaynağındaki büyüklüğü hakkında doğru bilgi vermemekle beraber, deprem dolayısıyla oluşan hasarı yukarıda belirtilen etkenlere bağlı olarak yansıtır.

Depremin şiddeti, depremlerin gözlenen etkilerine göre hazırlanmış olan “Şiddet Cetvelleri”ne göre değerlendirilmektedir. Diğer bir deyişle “Deprem Şiddet Cetvelleri” depremin etkisinde kalan canlı ve cansız her şeyin depreme gösterdiği tepkiyi değerlendirmektedir. Bir deprem oluştuğunda, bu depremin herhangi bir noktadaki şiddetini belirlemek için, o bölgede meydana gelen etkiler gözlenir. Bu izlenimler Şiddet Cetveli’nde hangi şiddet derecesi tanımına uygunsa, depremin şiddeti, o şiddet derecesi olarak değerlendirilir.

I. Derece depremler, yalnız sismograflarca kaydedilen mikrosismik sarsıntılardır. II. Derece depremler, çok hafif depremlerdir. III. Derece depremler, hafif depremlerdir. Algılayan bireyler tarafından deprem olup olmadığı tam tariflenemeyen durumlardır. IV. Derece depremler, orta şiddetli depremlerdir. V. Derece depremler, oldukça şiddetli depremler olup, hemen herkes tarafından duyulan, sıva çatlaklarına, cam kırılmalarına neden olabilen depremlerdir. VI. Derece depremler, şiddetli depremler kategorisine girer. Hasara neden olur, ama hasar düzeyi yüksek değildir. VII. Derece depremler, çok şiddetli depremlerdir. VIII. Derece depremler, yıkıcı depremler olarak tanımlanabilir. IX. Derece depremler, tahrip edici depremler, X. Derece depremler, felaket depremleri olarak nitelendirilebilen depremler, XI. Derece depremler, afet depremleri, XII. Derece depremler, büyük afet depremleri olarak ifadelendirilebilir.

deprem-şiddet-img



deprem-richter-mgntd-img

Depremin Büyüklüğü-Depremin Magnitüdü Nedir?

Depremin büyüklüğü (Magnitüd), deprem sırasında açığa çıkan enerjinin bir ölçüsü olarak tanımlanmaktadır. 1930’lu yıllarda Prof. Richter, episantrdan 100 km. uzaklıkta ve sert zemine yerleştirilmiş özel bir sismografla (2800 büyütmeli, özel periyodu 0.8 saniye ve %80 sönümü olan bir Wood-Anderson torsiyon Sismografı ile) kaydedilmiş zemin hareketinin mikron cinsinden (1 mikron 1/1000 mm) ölçülen maksimum genliğinin 10 tabanına göre logaritmasını bir depremin “magnitüdü” olarak tanımlamıştır. Magnitüd, aletsel ve gözlemsel magnitüd değerleri olmak üzere iki gruba ayrılabilmektedir.

Aletsel ve Gözlemsel Magnitüd Nedir?

Aletsel magnitüd, standart bir sismografla kaydedilen deprem hareketinin maksimum genlik ve periyot değeri ve alet kalibrasyon fonksiyonlarının kullanılması ile yapılan hesaplamalar sonucunda elde edilmektedir.

Gözlemsel magnitüd değeri ise, gözlemsel inceleme sonucu elde edilen episantr şiddetinden hesaplanmaktadır. Depremlerin şiddet ve magnitüdleri arasında birtakım ampirik bağıntılar çıkarılmıştır. Bu bağıntılardan şiddet ve magnitüd değerleri arasındaki dönüşümleri yukarıdaki gibi verilebilir.

Sismograf ve Sismogram Nedir?

Bir deprem sonucu oluşan yer hareketini sürekli olarak kaydeden düzeneklere “Sismograf” denir. Sismografın kaydettiği ize ise, “Sismogram” denir. Aletin ölçtüğü değerin birimi cm/sn2‘dir. Yerçekimi ivmesinin (g=981 cm/sn2 ) kesri olarak kayıt alırlar.

sismograf-sismogram-img

P Dalgaları-S Dalgaları Nedir? Rayleigh Dalgaları ve Love Dalgaları Nedir?

Sismik dalgalar, P dalgaları ve S dalgaları olarak ikiye ayrılan “Cisim Dalgaları” ve Rayleigh Dalgaları ve Love Dalgaları olarak ikiye ayrılan “Yüzey Dalgaları” olmak üzere iki çeşittir.

P Dalgaları, En önce varan en hızlı sismik dalgalardır. Materyalin hacminde değişikliğe neden olurlar. Birincil (Primary) veya Basınç (Pressure) dalgaları olarak adlandırılırlar. Ses dalgaları ile aynı özellikleri taşırlar. Parçacık hareketi dalga yayınımı yönündedir. Deprem odağından her yöne doğru yayılırlar. Katı, sıvı ve gaz ortamlarda yayınabilirler.

deprem-p-s-dalga-img

S Dalgaları ise, ikinci olarak varırlar. Materyalin şeklinde değişikliğe neden olurlar. P-Dalgalarından daha yavaş bir hızla yayınırlar. İkincil (Secondary) veya Kesme (Shear) Dalgaları olarak adlandırılırlar. Parçacık hareketi dalga yayınım yönüne diktir. Ortogonal olarak ayrılırlar (yani yatay ve düşey bileşenleri vardır). Sıvılar ve gazlar makaslama kuvvetine sahip olmadıkları için bu dalgalar bu ortamlar içinde yayınamazlar. Deprem nedeniyle oluşan dalgaların bir bölümü ise, esnek ortamın serbest yüzeyine yakın ve derinlik arttıkça enerjileri hızla azalan türden dalgalardır. Bunlara yüzey dalgaları denir. Rayleigh ve Love dalgaları sismogramlarda gözlemeden önce matematiksel olarak varlıklarını ispat etmişlerdir.




[Toplam:3    Ortalama:5/5]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Facebook Sayfamızı Beğenip
Yeni İçeriklerimize
Anında Ulaşın!