İnşaat Terimleri SözlüğüMimari Tasarım

Avlu Ne Demek? Atrium Nedir? Avlu Çeşitleri, Örnekleri ve Farkları

Avlu, bir yapının ya da yapı grubunun ortasında, önünde veya arkasında kalan, çevresi duvarlar ya da binalarla kapatılmış, üstü açık alandır. Kısaca avlu ne demek sorusunun cevabı; “duvarla çevrili, üstü açık iç bahçe”dir. Atrium ise avlunun Roma mimarisindeki ve Latincedeki karşılığıdır; Roma evinde ortasında yağmur suyu havuzu (impluvium) bulunan, evin merkezi niteliğindeki iç avluyu anlatır. Günümüzde atrium (atriyum) kelimesi, özellikle üstü cam çatıyla örtülmüş, birden fazla kat yüksekliğindeki iç mekânlar için de kullanılır.

Bu yazıda avlunun ve atriumun anlamını, sözlük tanımlarını, aralarındaki farkları, avlu çeşitlerini, Mısır’dan Roma’ya, İslam mimarisinden geleneksel Türk evine kadar farklı uygarlıklardaki avlu örneklerini, avlunun iklimsel ve toplumsal işlevlerini ve modern mimarideki atrium uygulamalarını ayrıntılı olarak ele alıyoruz.

Avlu Ne Demek? Avlu Nedir?

Avlu, belirli sınırlar içerisinde bağımsız yapıları birbirine bağlayan ve kimi zaman özel, kimi zaman ise yarı kamusal alan olarak kullanılan açık bir mekândır. Bir evin içinde ailenin günlük yaşamının geçtiği bir iç bahçe olabileceği gibi bir caminin, medresenin, kervansarayın ya da sarayın bölümlerini birbirine bağlayan, çevresi revaklarla sarılı geniş bir meydan da olabilir.

Avlu kavramı farklı kaynaklarda şöyle tanımlanmıştır:

  • Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlük: “Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat.”
  • TDK Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü: “Bir yapının ortasında, önünde ya da arkasında duvarlarla çevrili üstü açık alan, yer.”
  • Doğan Hasol, Mimarlık Sözlüğü: “Bir yapının ya da yapı grubunun ortasında kalan, çevresi kapalı, üstü açık alan.”
  • Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi: “Bir yapı ya da yapı topluluğunda çevresi kapalı, açık mekâna verilen ad.”

Bu tanımların ortak noktası üç özelliktir: avlunun üstü açıktır, çevresi kapalıdır ve bir yapıya ya da yapı grubuna aittir. Bu son özellik avluyu sıradan bir bahçeden ayırır. Bahçe binanın dışında kalan, çoğu zaman yalnızca bir çitle sınırlanan bir alandır; avlu ise binanın kütlesi ya da yüksek duvarlarla tanımlanmış, binanın bir “odası” gibi algılanan açık bir mekândır.

Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi’ne göre iç avlu yerine “harem” ve “dahiliye”, dış avlu yerine ise “halim” ve “muhavvata” kelimeleri de kullanılmıştır. TDK tanımında da geçen “hayat” kelimesi ise Anadolu’da, özellikle geleneksel evlerde, odaların açıldığı yarı açık sofa ya da avlu için kullanılan yerel bir karşılıktır. Cami avlularına Osmanlı mimarisinde “harim” de denir.

Avlu ile ilgili kavramlar

  • Revak: Avlunun çevresini saran, önü sütunlu ya da ayaklı, üstü örtülü galeri. Revaklı avlular cami, medrese ve kervansaraylarda çok yaygındır. Ayrıntılar için eyvan ve revak nedir yazımıza bakabilirsiniz.
  • Eyvan: Üç yanı kapalı, bir yanı avluya tamamen açık, tonozla örtülü mekân. İran, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinde avluya açılan eyvanlar karakteristik bir öğedir.
  • Peristil (peristylium): Dört yanı sütunlu revaklarla çevrili avlu. Antik Yunan ve Roma evlerinde ve tapınak kompleksinde görülür.
  • Impluvium ve compluvium: Roma atriumunda çatıdaki açıklığa compluvium, bu açıklıktan gelen yağmur suyunu toplayan zemindeki sığ havuza impluvium denir.
  • Şadırvan: Cami avlularında abdest almak için yapılan, musluklu, çoğu zaman üstü kubbe ya da sakfla örtülü su yapısı. Ayrıntılar için şadırvan nedir yazımıza bakabilirsiniz.
  • Patio: İspanyol ve Latin Amerika mimarisinde evin ortasındaki iç avlu.
  • Cloister (klostr): Manastır ve katedrallerde dört yanı kemerli galerilerle çevrili avlu.

Atrium Nedir? Atrium Ne Demek?

Atrium, Latince kökenli bir mimarlık terimidir ve Roma evinin girişten hemen sonra ulaşılan, ortası çatıda bir açıklıkla gökyüzüne açılan merkezi salonunu ifade eder. Etrüsk mimarisinde aynı mekân “atrio” olarak adlandırılmıştır. Kelimenin kökeni tartışmalıdır; bir görüşe göre Latince “kara, isli” anlamındaki ater sözcüğüyle ilişkilidir ve ocak dumanının karartığı, evin en eski ve en önemli odasını anlatır.

Roma mimarisine göre atrium, servis alanlarını barındıran, ortasında yağmur sularının birikmesi için yapılmış bir havuz, yani impluvium bulunan ve ev yaşamının merkezi olan bir iç mekândır. Çatı, dört yandan içeriye, ortadaki açıklığa (compluvium) doğru eğimlidir; yağmur suyu bu açıklıktan impluviuma, oradan da çoğu zaman yer altındaki sarnıca akar. Böylece atrium hem evin ışık ve hava aldığı yer hem de su toplama sistemi olarak çalışır. Ev sahibinin konuklarını kabul ettiği, aile atalarının büstlerinin ve ev tanrılarının sunağının bulunduğu atrium, aynı zamanda ailenin toplumsal statüsünü gösteren temsil mekânıydı.

Roma evinde atrium ve impluvium
Roma uygarlığında atrium ve ortasındaki yağmur suyu havuzu impluvium

Varlıklı Roma evlerinde (domus) atriumun arkasında, daha özel kullanıma ayrılmış ve çevresi sütunlarla sarılmış ikinci bir avlu, yani peristylium bulunurdu. Atrium daha resmî ve kamusal, peristil ise daha özel ve bahçe niteliğindeydi. Pompeii ve Herculaneum’daki evler bu düzenin en iyi korunmuş örnekleridir.

Modern mimaride atrium

Bugün atrium, bir binanın içinde birden fazla kat boyunca yükselen, üstü çoğunlukla cam bir çatı ya da tepe pencereleriyle örtülü, doğal ışık alan geniş iç boşluk için kullanılır. Alışveriş merkezlerinde, otellerde, ofis binalarında, hastanelerde ve okullarda katları görsel olarak birbirine bağlayan, yönlenmeyi kolaylaştıran ve binanın derinliklerine gün ışığı taşıyan atriumlar yaygındır. Mimar John Portman’ın 1967’de tamamlanan Atlanta Hyatt Regency oteli, katlar boyunca yükselen büyük otel atriumlarının öncü örneklerinden biri olarak kabul edilir.

Modern atrium, Roma’daki atalarından farklı olarak çoğu zaman üstü kapalıdır; yani tanım gereği bir “avlu” değil, avlu fikrini iç mekâna taşıyan bir boşluktur. Kışın ısıtılan, yazın havalandırılan bu mekânlar bir tür iklimlendirilmiş avlu gibi çalışır. Cam örtülü bahçe mekânları hakkında kış bahçeleri yazımız da fikir verebilir.

Avlu ve Atrium Arasındaki Farklar

Gündelik kullanımda iki kelime çoğu zaman birbirinin yerine kullanılsa da aralarında bazı önemli farklar vardır:

Özellik Avlu Atrium
Köken Türkçe; pek çok uygarlıkta karşılığı var Latince; Etrüsk ve Roma mimarisi
Üst örtü Üstü açık Roma’da kısmen açık (compluvium); günümüzde genellikle cam çatıyla kapalı
Konum Yapının ortasında, önünde ya da arkasında Yapının içinde, genellikle girişten sonra
Ölçek Küçük bir ev avlusundan saray meydanına kadar Tek bir yapının iç boşluğu
Tipik öğeler Revak, havuz, şadırvan, ağaç, kuyu Impluvium; günümüzde galeriler, asansör, cam çatı
Kullanım Konut, cami, medrese, kervansaray, saray, okul Roma evi; günümüzde AVM, otel, ofis, hastane

Kısacası her atrium bir tür avlu fikrinden doğmuştur; ancak her avlu atrium değildir. Mimari çizimlerde ve proje dilinde, üstü örtülü çok katlı iç boşluklar için “atrium”, üstü açık iç ve dış bahçeler için “avlu” teriminin kullanılması daha doğrudur.

Avlu Çeşitleri

Avlular yapı içindeki konumlarına, kullanıcılarına ve biçimlerine göre farklı şekillerde sınıflandırılabilir.

Konumuna göre

  • İç avlu: Yapı kütlesinin ortasında yer alan, dört yanı odalarla ya da revaklarla çevrili avludur. Mahremiyetin en yüksek olduğu avlu tipidir. Geleneksel Orta Doğu evlerinde, Roma atriumunda ve medreselerde görülür.
  • Dış avlu: Yapının önünde veya çevresinde yer alan, yüksek duvarlarla sınırlanmış avludur. Camilerin dış avluları ve sarayların ilk avluları bu türdendir.
  • Ön avlu: Ana yapıya girmeden önce geçilen, giriş ile iç mekân arasında bir geçiş bölgesi oluşturan avludur. Erken Hristiyan ve Bizans kiliselerinin önündeki atriumlar ve camilerin son cemaat yeri önündeki avlular bu gruptadır.
  • Arka avlu: Yapının arkasında, genellikle servis işlevleri için kullanılan avludur.
  • Çevreleyen avlu: Bazı örneklerde avlu yapının çevresini tamamen sarar; yapı avlunun ortasında bağımsız bir kütle olarak durur.

Biçimine göre

  • Revaklı avlu: Bir ya da birkaç kenarında sütunlu veya ayaklı revak bulunan avlu.
  • Eyvanlı avlu: Kenarlarında avluya açılan eyvanlar bulunan avlu. Dört eyvanlı avlu şeması İran ve Selçuklu medreselerinin tipik planıdır.
  • Bahçe avlusu: Ortasında ağaçlar, çiçek tarhları, havuz ya da su kanalları bulunan avlu. İslam bahçe geleneğindeki dört bölümlü bahçe (çarbağ) düzeni bu tipin bilinen örneğidir.
  • Işık avlusu (ışıklık): Çok katlı yapılarda iç mekânlara ışık ve hava sağlamak için bırakılan dar ve yüksek avlu.

Kullanımına göre

  • Konut avlusu: Ailenin günlük yaşamının geçtiği özel alan.
  • Dini yapı avlusu: Cami, kilise ve tapınak avluları; cemaatin toplandığı, abdest alınan, törenlerin yapıldığı alanlar.
  • Eğitim yapısı avlusu: Medrese ve okul avluları; öğrenci odalarının ve dershanelerin açıldığı ortak alan.
  • Ticari ve konaklama avlusu: Kervansaray, han ve bedesten avluları; hayvanların, yüklerin ve yolcuların barındığı alanlar. Ticari yapılarla ilgili arasta nedir yazımız da ilginizi çekebilir.
  • Saray avlusu: Kamusal törenlerden özel yaşama doğru giderek mahremleşen, birbirini izleyen avlular dizisi.

Tarihte ve Farklı Kültürlerde Avlu Örnekleri

Avlu, insanlığın en eski ve en yaygın mimari çözümlerinden biridir. Sıcak ve kurak iklimlerden ılıman bölgelere, Akdeniz’den Uzak Doğu’ya kadar birbirinden bağımsız pek çok uygarlık, avluyu konut ve kamu yapılarının merkezine yerleştirmiştir. Aşağıda bu uygarlıklardan örnekler yer almaktadır.

Mısır uygarlığında avlu

Eski Mısır’da avlu hem konutlarda hem de tapınaklarda temel bir mekân öğesiydi. Varlıklı ailelerin evlerinde yaşam mekânları, yüksek duvarlarla çevrili bir avlunun çevresine dizilirdi. Tapınaklarda ise giriş kapısından (pilon) sonra gelen sütunlu açık avlu, kutsal alana doğru ilerleyen yolun ilk aşamasıydı; ziyaretçi avludan sütunlu salona ve en sonunda karanlık kutsal odaya doğru ilerlerken mekânlar giderek kararır ve daralırdı.

Mısır uygarlığında avlulu yapı
Mısır uygarlığında avlu

Mezopotamya ve İran’da avlu

Mezopotamya’da, örneğin Ur kentinde ortaya çıkarılan evlerde, odalar orta avlunun çevresine dizilir; sokağa yalnızca bir giriş kapısı açılırdı. Bu düzen binlerce yıl boyunca Orta Doğu konutunun temel şeması olarak kaldı. İran’da geleneksel evlerde avlu (hayat), çoğu zaman ortasında bir havuz ve ağaçlarla düzenlenir; yazlık ve kışlık odalar avlunun farklı yönlerine yerleştirilerek güneşten en iyi şekilde yararlanılırdı. Yazd ve Kaşan gibi sıcak-kuru iklimdeki şehirlerde avlu, rüzgâr kuleleri (badgir) ve havuzlarla birlikte doğal bir iklimlendirme sistemi oluşturur.

İran konutlarında havuzlu avlu
İran konutlarında avlu

Antik Yunan’da avlu

Antik Yunan konutları da bir avlu çevresinde gelişmiştir. Sokağa kapalı, içe dönük evlerde odalar avluya açılır; avlunun bir kenarında çoğu zaman sütunlu bir giriş (pastas veya prostas) bulunurdu. Sonraki dönemlerde dört tarafı sütunlarla çevrili peristil avlular yaygınlaştı. Yunan şehirlerinde agora gibi kamusal meydanlar da çevresini saran stoa adı verilen revaklarla bir tür kentsel avlu niteliği kazanmıştı.

Antik Yunan konutlarında avlu planları
Antik Yunan konutlarında avlu

Roma uygarlığında atrium

Roma evinde atrium ve peristil, evin birbirini izleyen iki avlusuydu. Yukarıda anlatıldığı gibi atrium, yağmur suyunu toplayan impluviumuyla evin hem kamusal yüzü hem de ışık ve su kaynağıydı. Roma’nın kamu yapılarında da forumlar, tapınak çevreleri ve hamamların palestraları (spor avluları) birer avlu olarak tasarlanmıştı.

Bizans uygarlığında avlu

Erken Hristiyan ve Bizans kiliselerinin önünde, Roma atriumundan esinlenen, dört yanı revaklarla çevrili bir ön avlu bulunurdu. Ortasında genellikle arınma amaçlı bir çeşme ya da havuz yer alan bu avlu, kiliseye girmeden önceki geçiş mekânıydı. Avludan, giriş holü olan narteksa ve oradan da kilisenin ana mekânı olan naosa geçilirdi. Ayasofya’nın da batı cephesinin önünde böyle bir atriumu bulunduğu bilinmektedir.

Bizans uygarlığında revaklı avlu
Bizans uygarlığında avlu

Çin uygarlığında avlu

Geleneksel Çin konutunun en bilinen örneği, Pekin’in eski mahallelerinde görülen siheyuandır. Siheyuan, dört yanı tek katlı yapılarla çevrili kare ya da dikdörtgen bir avludan oluşur. Ana yapı genellikle avlunun kuzeyinde, güneye bakacak şekilde yerleşir ve ailenin en yaşlı üyelerine ayrılır; yan yapılar çocuklara ve diğer aile üyelerine verilir. Büyük konutlarda birden çok avlu arka arkaya dizilerek hiyerarşik bir düzen oluşturur. Saray ölçeğinde bu düzenin en görkemli örneği Pekin’deki Yasak Şehir’dir.

Çin uygarlığında avlulu konut siheyuan
Çin uygarlığında avlu

Japon evlerinde avlu

Japon mimarisinde avlu, genellikle küçük ölçekli ve bahçe karakterlidir. Özellikle Kyoto’nun geleneksel şehir evlerinde (machiya), dar ve derin parsellerde evin içine yerleştirilen küçük iç bahçeler (tsubo-niwa) ışık ve hava sağlar. Bu bahçeler çoğu zaman taş, yosun, bodur bitkiler ve bir taş fenerle düzenlenir; içeriden bakıldığında sürgülü kapılar aracılığıyla mekânın bir parçası haline gelir.

Japon evlerinde iç bahçe avlu
Japon evlerinde avlu

Hint kültüründe avlu

Hindistan’da avlulu konut geleneği çok eskidir. Kuzey Hindistan’ın, özellikle Rajasthan’ın konakları olan haveliler, bir ya da birkaç iç avlunun çevresine yerleşen çok katlı yapılardır. Avlu, sıcak iklimde gölge ve serinlik sağlarken aile törenlerinin ve günlük işlerin de merkezidir. Güney Hindistan’daki geleneksel Kerala evlerinde de ortada üstü açık bir avlu (nalukettu) bulunur.

Hint kültüründe avlulu yapı
Hint kültüründe avlu

İslam kültüründe avlu

İslam mimarisinde avlu, hem dini hem de sivil yapılarda merkezi bir yere sahiptir. Erken dönem camileri, Medine’deki Hz. Peygamber’in evinin avlulu düzeninden esinlenerek geniş bir avlu ve kıble yönünde örtülü bir ibadet mekânından oluşur. Şam’daki Emevi Camii ve Kayrevan Ulu Camii bu planın bilinen örnekleridir. Cami avlularının ortasında genellikle abdest için şadırvan, çevresinde ise revaklar yer alır.

Medreselerde öğrenci odaları ve dershaneler avlunun çevresine dizilir; avlu hem ders hem de sosyal yaşamın merkezidir. Konutlarda ise avlu, sokaktan yüksek ve sağır duvarlarla ayrılmış, ailenin mahremiyetini koruyan bir iç dünyadır. Endülüs’teki Elhamra Sarayı’nın Aslanlı Avlusu, su kanalları ve ince sütunlu revaklarıyla İslam avlu geleneğinin en ünlü örneklerinden biridir.

İslam kültüründe revaklı avluİslam mimarisinde havuzlu iç avlu
İslam kültüründe avlu örnekleri

Amerika’da avlulu evler

Avlu geleneği, İspanyol sömürge mimarisi aracılığıyla Amerika kıtasına da taşınmıştır. Meksika’dan Kaliforniya’ya kadar pek çok bölgede ortasında patio bulunan evler yapılmıştır. 20. yüzyılda ise modern mimarlar avlulu ev fikrini yeniden yorumlamış; sokağa kapalı, içe dönük ve büyük cam yüzeylerle avluya açılan tek katlı evler tasarlamışlardır. Günümüzde sıcak iklimli bölgelerde enerji verimliliği için avlulu konut tasarımlarına ilgi yeniden artmaktadır.

Avlulu bir Amerikan evi
Avlulu bir Amerikan evi

Türk Mimarisinde Avlu

Mimarlıkta avlu olarak adlandırılan, Latince kökenli karşılığı atrium olan bu mekân, Türk mimarisinde genellikle üstü açık bırakılan ve pek çok toplu etkinliğin düzenlendiği bir alandır. Avlular; bayramların kutlandığı, çeşitli törenlerin yapıldığı, çocukların oyun oynadığı, yaz günlerinde yemeklerin yendiği ve eğlencelerin düzenlendiği çok amaçlı yerlerdir.

Geleneksel Türk evinde avlu

Anadolu’daki geleneksel evlerde avlu, evin sokakla bağlantısını kuran ve günlük yaşamın önemli bir kısmının geçtiği alandır. Sokaktan yüksek duvarlarla ayrılan avluda kuyu, çeşme, ocak, fırın, ahır ve depo gibi servis birimleri yer alır; avlu aynı zamanda evin bahçesidir. Güneydoğu Anadolu’da, özellikle Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa’da, sıcak-kuru iklimin etkisiyle avlu evin tam merkezine yerleşir. Bu evlerde odalar, eyvanlar ve revaklar avlunun çevresine dizilir; avlunun ortasında genellikle bir havuz ya da çeşme bulunur. Batı ve Orta Anadolu’daki evlerde ise avlu çoğunlukla evin önünde ya da yanında yer alır ve ev kütlesi avluya bakan cumbalı, çıkmalı bir cepheyle biçimlenir.

Avlu mekânı, konut içindeki ve dışındaki toplumsallığı düzenleyen bir biçimde, yüksek sağır duvarların arkasında ve duvar boşlukları avluya bakan yapı kütlelerinin odağında yer alarak mahremiyet kadar güvenlik bakımından da işlevseldir. Geleneksel ev yapımı ve kentsel doku hakkında Osmanlı şehirlerinde evlerin yapımı, geleneksel yapım teknikleri hakkında ise hımış yapı, kerpiç ve yığma yapı yazılarımızı okuyabilirsiniz.

Selçuklu ve Osmanlı yapılarında avlu

Anadolu Selçuklu medreseleri plan bakımından açık avlulu ve kapalı avlulu (kubbeli) medreseler olarak iki gruba ayrılır. Açık avlulu medreselerde iklimin elverdiği bölgelerde avlunun üstü açık bırakılmış, çevresine revaklar, öğrenci hücreleri ve eyvanlar yerleştirilmiştir. Sert iklimli bölgelerde ise avlunun üzeri ortası açık (aydınlık fenerli) bir kubbeyle örtülmüştür. Kervansaraylarda da açık avlu, yolcuların ve hayvanların barındığı bölümleri birbirine bağlar; kışlık kapalı bölüm ise avlunun arkasında yer alır.

Osmanlı selatin camilerinde, ibadet mekânının önünde dört yanı revaklarla çevrili, ortasında şadırvan bulunan bir iç avlu (harim) ve bunun dışında, külliyenin diğer yapılarını çevreleyen geniş bir dış avlu bulunur. İstanbul’daki Süleymaniye ve Sultanahmet camileri bu düzenin bilinen örnekleridir. Topkapı Sarayı ise birbirini izleyen dört avlu üzerine kurulmuştur: Alay Meydanı olarak bilinen ilk avlu en kamusal bölümdür; içeriye ilerledikçe Divan’ın bulunduğu ikinci avlu, Enderun’un bulunduğu üçüncü avlu ve padişahın özel köşklerinin yer aldığı dördüncü avluya ulaşılır. Her avlu bir öncekinden daha özel ve daha sınırlı bir kullanıcı grubuna açıktır.

Cami mimarisinin diğer öğeleri hakkında mükebbire nedir, tarihi yapıların korunması hakkında ise restorasyon nedir yazılarımıza göz atabilirsiniz.

Avlunun İşlevleri

Avlunun binlerce yıldır farklı kültürlerde varlığını sürdürmesi, birçok işlevi aynı anda yerine getirmesinden kaynaklanır.

1) İklimsel işlev

Avlu, özellikle sıcak ve kurak iklimlerde doğal bir iklimlendirme aracıdır. Gece boyunca serinleyen hava avluda birikir; çevresindeki yüksek duvarlar gün içinde avlunun büyük bölümünü gölgede tutar. Avludaki havuz, çeşme ve bitkiler buharlaşma yoluyla havayı serinletir ve nemlendirir. Isınan hava yükselerek avludan çıkarken odalardaki havayı da çeker; böylece doğal havalandırma sağlanır. Soğuk iklimlerde ise rüzgârdan korunan, güneye açık avlular güneş enerjisinden yararlanmayı kolaylaştırır. Avlunun yüksekliğinin genişliğine oranı, bu iklimsel davranışı belirleyen en önemli tasarım parametresidir: dar ve derin avlular daha gölgeli ve serin, geniş ve sığ avlular daha güneşli ve aydınlıktır.

2) Mahremiyet ve güvenlik

Sokağa kapalı, içe dönük avlulu plan, aile yaşamını dış dünyanın bakışlarından korur. Pencerelerin sokak yerine avluya açılması hem mahremiyet hem de güvenlik sağlar. Bu nedenle avlu, özellikle mahremiyetin önemli olduğu kültürlerde konut mimarisinin temel öğesi olmuştur.

3) Aydınlatma ve havalandırma

Derin plana sahip yapılarda avlu, iç mekânlara gün ışığı ve temiz hava taşıyan tek kaynaktır. Modern binalardaki ışık avluları ve atriumlar da aynı amaca hizmet ederek yapay aydınlatma ihtiyacını azaltır.

4) Toplumsal işlev

Avlu; ailenin bir araya geldiği, komşuların ziyaretleştiği, düğün, bayram ve törenlerin yapıldığı ortak bir yaşam alanıdır. Cami, medrese ve kervansaray avluları ise kamusal yaşamın merkezleri olarak işlev görür.

5) Dolaşım ve düzen

Avlu, çevresindeki mekânları birbirine bağlayan bir dağıtım alanıdır. Odalar arasındaki geçişler avlu ya da avluyu çevreleyen revaklar üzerinden yapılır. Bu sayede koridor ihtiyacı azalır ve plan sade bir düzene kavuşur.

6) Su yönetimi

Roma atriumundaki impluviumda olduğu gibi pek çok kültürde avlu, yağmur suyunun toplanıp sarnıçlarda depolandığı bir alandır. Avlu zemininin eğimi, suyun yönlendirilmesi ve drenajı bu nedenle önem taşır.

Modern Mimaride Avlu ve Atrium Tasarımı

Günümüzde avlu ve atrium; konutlardan okullara, hastanelerden ofislere kadar pek çok yapı türünde yeniden yorumlanmaktadır. Tasarım sürecinde dikkat edilmesi gereken başlıca konular şunlardır:

  • Oranlar: Avlunun genişliği ile çevresindeki yapıların yüksekliği arasındaki oran, gün ışığı, güneşlenme ve havalandırma performansını belirler. Çok dar avlular karanlık ve rutubetli olabilir.
  • Yönlenme: Avlunun ve çevresindeki açıklıkların güneşe göre konumu, kışın güneşten yararlanmayı ve yazın gölgelenmeyi sağlayacak şekilde seçilmelidir.
  • Peyzaj: Ağaçlar, bitkiler ve su öğeleri avlunun mikroklimasını iyileştirir. Peyzaj tasarımı hakkında peyzaj nedir yazımıza bakabilirsiniz.
  • Drenaj ve su yalıtımı: Üstü açık avlularda yağmur suyunun hızla uzaklaştırılması, zemin kaplamasının eğimli yapılması ve avluya bakan duvarların su yalıtımı önemlidir. Avlu altında bodrum kat varsa avlu döşemesi bir teras çatı gibi yalıtılmalıdır.
  • Yangın güvenliği: Üstü kapalı, çok katlı atriumlar yangında dumanın katlar arasında yayılmasına yol açabileceği için duman tahliye sistemleri, yangın ayırımları ve kaçış yolları açısından yangın yönetmeliklerindeki özel kurallara tabidir. Acil durum aydınlatmaları hakkında acil durum aydınlatmaları ve işaretleri yazımıza bakabilirsiniz.
  • Enerji verimliliği: Cam örtülü atriumlarda yazın aşırı ısınma, kışın ise ısı kaybı yaşanabilir. Güneş kontrol camları, gölgeleme elemanları ve açılabilir tepe pencereleri bu sorunları azaltır.
  • Akustik: Sert yüzeylerle çevrili büyük atriumlarda yankı süresi uzayabilir; ses yutucu yüzeyler kullanılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Avlu ne demek?

Avlu, bir yapının ya da yapı grubunun ortasında, önünde veya arkasında kalan, çevresi duvarlar ya da binalarla kapatılmış, üstü açık alandır. TDK sözlüğünde “hayat” kelimesi avlunun eş anlamlısı olarak verilmiştir.

Atrium ne demek?

Atrium, Roma evinin ortasında, çatısındaki açıklıktan ışık ve yağmur alan, zemininde impluvium adı verilen yağmur suyu havuzu bulunan merkezi salondur. Günümüzde binaların içindeki, üstü cam çatıyla örtülü çok katlı iç boşluklara da atrium denir.

Avlu ile atrium arasındaki fark nedir?

Avlu üstü açık, çevresi kapalı bir alandır ve pek çok kültürde farklı ölçeklerde görülür. Atrium ise Roma mimarisine ait, yapının içinde yer alan bir iç avludur; modern kullanımda çoğunlukla üstü örtülü bir iç boşluğu ifade eder.

Avlu ile bahçe arasındaki fark nedir?

Bahçe binanın dışında kalan, çoğu zaman yalnızca çit ya da alçak duvarla sınırlanan bir alandır. Avlu ise binanın kütlesi ya da yüksek duvarlarla çevrelenmiş, yapının bir parçası olarak algılanan açık bir mekândır.

İç avlu nedir?

İç avlu, yapı kütlesinin ortasında yer alan ve dört yanı odalarla ya da revaklarla çevrili avludur. Geleneksel kaynaklarda iç avlu için “harem” ve “dahiliye”, dış avlu için “halim” ve “muhavvata” terimleri de kullanılmıştır.

Cami avlusuna ne denir?

Cami avlusuna “harim” de denir. Osmanlı camilerinde ibadet mekânının önündeki revaklı, şadırvanlı avlu iç avlu; külliye yapılarını çevreleyen geniş alan ise dış avlu olarak adlandırılır.

Impluvium nedir?

Impluvium, Roma evinin atriumunda, çatıdaki açıklıktan (compluvium) gelen yağmur suyunu toplamak için zemine yapılan sığ havuzdur. Toplanan su çoğu zaman yer altındaki bir sarnıçta depolanırdı.

Atriyum mu atrium mu?

Kelimenin Latince yazılışı “atrium”dur. Türkçede “atriyum” yazımı da kullanılmaktadır; mimarlık literatüründe her iki yazıma da rastlanır.

İlgili konular: eyvan ve revak, şadırvan, mükebbire, arasta, Osmanlı şehirlerinde evlerin yapımı.

Kaynaklar: Türk Dil Kurumu, Büyük Türkçe Sözlük ve Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü. Hasol, D., Ansiklopedik Mimarlık Sözlüğü, YEM Yayın. Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi, YEM Yayın, 1997. Kuban, D., Türk ve İslam Sanatı Üzerine Denemeler. Edwards, B., Sibley, M., Hakmi, M., Land, P., Courtyard Housing: Past, Present and Future, Taylor & Francis.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir