Duvar Tipleri, Malzemeleri ve İşlevleri

Duvarlar, mekanları sınırlayan düşey elemanlardır. Çok çeşitli şekilde sınıflandırılabilirler.

İşlev ve konumlarına göre;

• İç ve dış duvarlar,

• Taşıyıcı olan ve olmayan duvarlar,

• Tek veya çok tabakalı duvarlar,




Malzemelerine göre;

• Taş duvarlar,

• Tuğla duvarlar,

• Kerpiç blok veya dolgu duvarlar,

• Çimento blok (briket) veya dolgu duvarlar,

• Betonarme perdeler,

• Gazbeton blok veya panel duvarlar,

• Alçı duvarlar,

•Ahşap duvarlar,

• Cam duvarlar,

• Plastik duvarlar,

• Kombine duvarlar,

Uygulanmalarına göre;

• Bloklarla örülen duvarlar (taş, tuğla, kerpiç, briket, gazbeton, cam)

• Dolgu duvarlar (kerpiç, çimento)

• Panel duvarlar (betonarme, gazbeton, alçı, kombine duvarlar, hazır elemanlar)

Yapımlarına göre;

• Şantiyede uygulanan duvarlar;

• Hazır (prefabrike duvarlar)

Panel

Eleman (bütün duvar)

Hücre (bütün oda)

Pnömatik (şişme) duvarlar




Duvarların İşlevleri

Duvarlar mekânları sınırlarken başka işlevler de yerine getirirler. Bunlar aşağıda incelenmiştir.

Taşıyıcılık

Yığma yapılarda duvarlar yapının taşınmasını tümüyle yükenirler. Bütün yükler taşıyıcı iç ve dış duvarlarda toplanıp düşey olarak temel ayaklarına iletilirler. Dolayısıyla duvarlar yığma yapılarda taşıyıcı elemanlardır.

İskelet yapılarda ise duvarlar yalnızca kendi kendilerini ve bir de üstlerine asılmış bir şey varsa bunun yükünü taşımak durumundadırlar. Ana taşıyıcılar betonarme, çelik, ahşap gibi malzemelerin oluşturduğu iskelet strüktür elemanlarıdır.

Su Yalıtımı

Gerek yığma, gerekse iskelet sistemlerde dış duvarlar her türlü yağış suyunu bünyesine zarar verecek miktarlarda almayacak nitelikle olmalıdır. Bu miktar duvarı oluşturan malzeme ve kompozisyonlara göre değişir. Söz konusu nitelik doğru seçilmiş (gereklise katkı maddeli) bir dış sıva ve boya veya kaplama ile sağlanabilir. Mutfak, banyo, wc gibi ıslak hacimler olarak adlandırılan ve içlerinde normalin üstünde su ve su buharı bulunan yerlerde de duvarların iç yüzlerinde de benzer önlemler almak gerekir.




Isı ve Buhar Denetimi

İç ve dış hava sıcaklığı ve buna bağlı su buharı miktarı çoğunlukla farklı olduğundan, dış duvarlarda sürekli ısı ve buhar akımları oluşur. Bu akımar kilerler, soğuk depolar banyolar ve benzeri yerlerin iç duvarlarında da oluşurlar. Bütün enerji cinslerinde olduğu gibi ısı enerjisi ve buhar basıncı da dengelenmek üzere fazla oldukları ortamdan daha düşük değerlerde bulundukları ortamlara akarlar. Buna göre kış döneminde fazla oldukları iç mekânlardan daha az oldukları dış mekâna doğru akarak ısı kayıplarına neden olurlar. Yaz döneminde ise tersine oluşan koşullar nedeniyle dış mekândan içeri akarak iç mekânlarda aşırı ve rahatsız edici sıcaklıklar oluştururlar.

Ayrıca güneş radyasyonu dış yüzeylerde çok yüksek sıcaklıklara ve ultraviyole ışınları da özellikle plastik kökenliler olmak üzere bazı yüzey malzemelerinin bozulmasına yol açar. Yüzey rengine ve pürüzlülük güne bağlı olarak değişen ve solair (soleyr) sıcaklık denilen bu sıcaklık, bazı durumlarda 80°C dolaylarında değerlere varabilir. Bu kadar yüksek sıcaklıklar; gündüz ve gece, yaz ve kış arasında aşırı sıcaklık farklarına ve binanın kendisinde ve dış yüzeylerinde aşırı genleşme-büzülmelere neden olurlar, Sonuçta dış yüzeylerde çatlamalar, taşıyıcı elemanlarda hasar oluşturabilecek gerilmeler ortaya çıkar.Solair sıcaklık değerlerini düşük tutmak için dış yüzeyler en ideali beyaz olmak üzere açık renklere boyanmalı ve olabildiğince pürüzlü yapılmalıdır.



Gaz veya katı ortamda olsun belli sıcaklıklarda belli su buharı miktarı veya basıncı taşınabilir. Bu basınca “doymuş buhar basıncı” denir. Normal koşullarda bir ortamda bu basıncın altında “bağıl nem” denilen bir buhar basıncı vardır. Bağıl nem mevcut basıncın doymuş buhar basıncına yüzde olarak oranı ile ifade edilir. Belli sıcaklıktaki bir ortamda herhangi bir nedenle o sıcaklıkta taşınabilecek buhar basıncından (yani doymuş buhar basmcından) fazla basınç oluşursa, su buharı söz konusu sıcaklığın taşıyabileceği doymuş buhar basıncı değerine düşene kadar yoğuşur yani su haline döner.

Bu olay duvar gibi katı bir ortamda oluşursa, “yoğuşma” adını alır. Bazı durumlarda bu olay örneğin camların iç yüzeyinin buğulanması gibi katı malzemenin yüzeyinde de oluşabilir. Yüzeyde oluşan yoğuşmaya “çiğlenme” veya “çiğleşme” adı verilir.

Denetlenmediği taktirde su buharı, akım sırasında duvarda çiğleşebilir ve veya yoğuşabilir. Yoğun malzemeler ısıyı daha fazla geçirdikleri için, ıslanarak yoğunluğu artan duvarlar daha fazla ısı iletirler. Bunun sonucu ısı kayıplarının artması yanında duvarda daha düşük sıcaklıklar oluşacağından buna paralel olarak yoğuşma da artacaktır ve olay giderek daha büyük boyutlara ulaşacaktır.

Duvarların ıslanması bazı zararlı kimyasal olaylara da neden olabilir. Islaklık ayrıca duvarda bulunabilecek zararlı mikrobiyolojik organizmaların canlanmasına da neden olabilir.

Bütün bu nedenlerle duvarlarda ısı ve buhar akımlarının denetlenmesi gerekir.




Ses Denetimi

Gerek dış ve iç, gerekse iki iç mekan arasında olsun, duvarların en önemli işlevlerinden biri kullanıcıları rahatsız edici oranda yüksek ses ve gürültülerden korumaktır. Duvarlar daha çok hava ortamında oluşan ve dağılan konuşma, müzik, uçak sesi gibi sesleri denetlerler. Mekân sesi de denilen ve hava ortamında iletilen bu sesler, bir konutun iki odası arasında konuşma sesleri olabileceği gibi, bir konferans veya konser salonundaki konuşma veya müzik sesleri de olabilir. Mekân seslerini yoğun malzemeler daha az geçirirler. Dolayısıyla dolu tuğlalar deliklilerden ilaha iyi ses yalıtımı sağlarlar büyük mekânlarda sesin duvarlardan yansıması önem kazanır. Bu yansıma sonucu sesin ortamda duyulur seviyede kaldığı süre uzar ve sonradan çıkan seslerle karışarak konuşma veya müziğin zor anlaşılmasına neden olur. Bu olayı önlemek için mekânın duvarlar da dahil yüzeyleri ses yutucu malzemelerle (kumaş, taş veya camyünü, düşük yoğunluklarda plastik ürünleri gibi) kaplanırlar.

Yangın Denetimi

Duvarlar ahşap olanların dışında yanıcı malzemelerden yapılmadığından yangına karşı dayanıklıdırlar. Ancak duvar kaplamalarının da çabuk tutuşmayan ve yanarken zehirli ve veya aşırı duman çıkaran malzemelerden yapılmamasına dikkat edilmelidir Duvar boşluklarındaki kapı ve pencerelerde de aynı özen gösterilmelidir. Yangın tehlikesinin fazla olduğu laboratuvar, yanıcı malzeme depoları gibi yerlerde kapı kanatlarının da madeni yapılması gerekir

Ahşap duvarlarda ise dikmeler taşıyıcı elemanlar oldukları için önemlidirler Ancak ahşabın cinsine göre dıştan belirli bir kısmı yandıktan sonra geri kalan kısmının yanması daha uzun sürmektedir. Bu özelliğinden yararlanılarak ahşabın cinsine göre kesiti arttırılarak binanın çökme süresi uzatılabilir.



Kaynak; Lemi Yücesoy, Temeller-Duvarlar-Döşemeler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.