Dekonstrüktivizm Nedir?
Dekonstrüktivizm, mimariyle özdeşleştirildiğinde; yapıtın bütünlük duygusu vermeyen belirli bir
çizgiye oturmayan ayrı ayrı anlatılardan oluşmasıdır. Dekonstrüksiyon, bütün hakları ve kesinlikleri reddeder ve kesinlik ufuktaymış gibi davranır.
Dekonstrüktivizm, 1988 yılında New York şehrinde düzenlenen sergi ile dünyaya sesini duyurmuştur. Bu sergi ile Dekonstrüktivizmi ve isimlerini duyuran Dekonstrüktivist mimarlar;
- Peter Eisenman
- Frank Gehry
- Daniel Libeskind
- Zaha Hadid
- Bernard Tschumi
- Rem Koolhaas
- Coop Himmelblau mimarlar olarak yeni bir mimarlık yaklaşımı sergilemişlerdir.
Dekonstrüktivizmin Özellikleri
Dekonstrüktivizm sırasıyla şu özellikleri yansıtır;
- Tarihle alışverişi olmayan,
- Tekrar ve seçmecilik bulunmayan,
- Farklı birbirini karşılıklı etkileyen hatta bozan, birbirini yok etmeye çalışmayan formların bir arada var oluşu,
- Saf forma müdahale eden, onu patlatan soyan ve saf formun varlığını da kabul eden,
- Yönsüzlük, saptırma, yersizlik hissi olan,
- Dinanizm, hareket çelişki, değişkenlik uyumsuzluk, bilinçli şaşırtmalı yönlendirmeler,
- Form ve mekanda konstrüksiyon ağırlıklı sürprizler,
- Elit bir tavır olan,
- Duyum ötesi, kurgusal ağırlıklı üst dilden yana olan
Bu özelliklerden de anlaşılacağı üzere mimarlıkta bütünlük düşüncesini, formların düzensiz şekilde bir araya gelerek “Düzensizlikte Düzen” kavramıyla oluşturmaya çalışmışlardır.
Dekonstrüksiyon, bütün hakları ve kesinlikleri reddeder ve kesinlik ufuktaymış gibi davranır. Dekonstrüktivist mimarinin kâbusu; mimarideki bilinçsizlikten çok, saf şeklin bilinçsizliğidir. Her mimar değişik yasaklamaları güç hakkındaki fikirlere zararı önlemek için yapar. Her bir mimar saf şekli farklı bir şekilde ortaya koyar ve böylece kontrol dışı oluşan alışılagelmiş düzenden farklı bir düzene giden ve kendini bozan bir mimari oluşturulur.
Dekonstrüksiyon; daima kendinden önce yapılanın anlamına bağlıdır. Kırık, çatlak bir normdur. Güçlü normları tanımlayan bir çalışma örneği olan dekonstrüktivist mimarlığın gerçeğini oluşturur.
Dekonstrüktivizm akımında strüktürel sistemin karmaşıklığı tamamıyla düzensizlik üzerine oluşturulmuştur. (Strüktür Nedir?) Bu karmaşıklığa neden olan unsurlar, her an yapının yıkılacakmış hissini uyandırması ve bu tedirginlik, dengesiz izlenim, dokuda bulunan karmaşa ve strüktürel sistemdeki serbestlik bütün bir kaygısızlığa yol açmaktadır. Strüktürün yarattığı bu kargaşa insan zihnini soğulamaya ve düşünmeye mecbur bırakır. Bu da akıma müdahil olan yapıların felsefi boyutta kullanıcıya sunduğu amaçtır.
Dekonstrüktivist mimarlık, herhangi özel epistemolojik tabana dayanan bir mimari değildir. Geleneğin herhangi bir uygulamasıdır. Bu, bütün mimari objeleri tematik kesin problem yapan ve bu problemleri mimari gücün kaynağı sayan bir mimaridir.
Kaynak: İnşaat Müh. Şeyma YILDIZ- DEKONSTRÜKTİVİZM ÖRNEĞİNDE MİMARİDE STRÜKTÜR VE MALZEME