İç Mimarlık Nedir? İç Mimar Ne İş Yapar?

1.İç Mimar

İnsanlar yaşam alanlarını, gereksinimleri doğrultusunda en doğru şekilde oluşturabilmek için iç mimara başvurmaktadır. İç mimar ise kullanıcının taleplerini, gereksinimlerini dikkate alarak iç mekânın tasarımını yapar ve kullanıcıya sunar.

2.İç Mimarlık

İç mimarlık; yapıların iç mekânlarının proje doğrultusunda tasarlanıp uygulamalar yapılması ile işlevsel ve düzeyli hale getirilmesi, insanların mobilya ve mekân ilişkileri kurulması işlevi ve bu işleri başarabilecek olan iç mimarın uğraşı alanı olarak tanımlanmaktadır.




İç mimarlık, kullanıcı-mekân-işlev ilişkisini tasarım ile buluşturan meslek alanıdır. Tasarımla birlikte uygulama esasına dayanmaktadır. İnsanların, mekânlardaki fiziksel ve ruhsal gereksinimlerini estetik değer ve işlevsellik açısından ele alarak iç mekânları tasarlayan meslek alanı şeklinde tanımlanabilir.

2.1.İç Mimar Ne İş Yapar?  İç Mimarlığın Tanımı-İç Mimarın Sorumlulukları Nelerdir?

1963’de kurulan ‘‘Uluslararası İçmimarlar Federasyonu (IFI)’’ iç mimarın tanımıiç mimarın sorumluluklarından söz ederek ifade etmektedir;

İç Mimar;

  • İç mekânların işlevi ve kalitesi ile ilgili sorunları tanımlayan, araştıran ve yaratıcı bir şekilde çözen,
  • Programlama, tasarım analizi, alan planlaması, estetik ve şantiye kontrolü, iç mekân sistemleri ve bileşenleri, bina yönetmelikleri, takım, malzeme ve döşemeler konusundaki uzmanlık bilgilerine sahip olan ve bu bilgiler doğrultusunda hizmet veren,
  • Yaşam kalitesini artırmak ve halkın sağlığını, güvenliğini, refahını ve çevresini korumak için iç mekân tasarımına ilişkin şemaları, çizimleri ve belgeleri hazırlayan kişidir.

2.2.İç Mimarın Sahip Olması Gereken Temel Özellikler Nelerdir?

İç mimarın sahip olması gereken temel üç özellik aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

  1. Buluş yapma yeteneği: O zamana kadar düşünülmemiş bir tasarıyı, bilgi birikimiyle birlikte özgün biçimde ortaya koyma görevi bulunmaktadır.
  2. Teknik ve estetik bilgi: iç mekân tasarımı yaparken tasarım ve uygulama süreçlerini en doğru biçimde geçirmelerini sağlayan bilgi birikimine sahip olmaktadır.
  3. Mesleğin gerektirdiği eğitim ile donanmış olma: bu özellik ile içmimar sorunları önceden belirlemekte ve zihninde tasarımını oluşturabilmektedir. Bu düşüncelerini çizim teknikleri ile sunum haline getirip, çözümler sunar, malzeme olanaklarını hazırlar ve maliyet hesaplarını oluşturabilmektedir.

İç mimarda öncelikli olarak bulunması gereken birçok özelliğin yanı sıra en önemlisi; insanların ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurarak, varolan bina ve belirlenen yerdeki özellikleri bir araya getirecek düzenleme süreçlerini ve yürütmeyi hayata geçirmesi ve yön verebilmesidir. Bu bağlamda iç mimarın; bayındırlık yasa ve yönetmeliklerin bilincinde olması, bina ve tasarımda kullanılacak olan ince malzemeleri tüm ayrıntılarına kadar biliyor olması, tasarımı hayata geçirme yöntemlerinden ya da düzenlemenin ekonomik boyutunun farkında olması ve tüm bu niteliklere ek olarak mimarlığın, iç mimarlık dallarının tarihçesine hâkim olması ve son olarak da günümüz mimari eğilimlerin farkında olması oldukça önemlidir

İç mimar, bir mekânın tasarımını, yenilikçi ya da ekonomik yaklaşımlar içerisinde bulunarak geliştirmelidir. İnsanların kişisel zevkleri, sosyo-ekonomik durumları ya da fiziki ve psikolojik özellikleri düşünülerek işlevsel mekânlar tasarlamaktadır. Gelişen teknoloji ile gereçler açısından yenilikler görülmektedir. İç mimar, gelişimleri ve yenilikleri iç mekân tasarımına yansıtmak durumundadır.

İç mimarlık mesleğinde önemli üç öğe bulunmaktadır;

  • Birincisi doğrudan kendisi için hizmet verilen insandır.
  • İkincisi ise bu hizmeti vermekte araç olan iç mekândır.
  • Üçüncüsü, kullanıcı ve iç mekân arasında bağ kuran, kullanıcının gereksinimlerini belirleyip mekân tasarımında yönlendirici olan işlevdir.

İç mimarın tasarım yapmadan önce kullanıcı-mekân- işlev öğeleri altında bazı verilere gereksinimi var olmaktadır. Kullanıcının, istekleri, beğenileri, kültürü ve sosyal yapısı; mekânın, konumu, teknik özellikleri ve yapı; işlevin, niteliği ve çözüm verilerine gereksinim duyulmaktadır. İç mimar tüm bu etkenleri bir araya getirerek bir tasarım süreci başlatır. Bu tasarımda kullanıcı-mekân- işlev etkenlerinin ötesinde var olan etkenler bulunmaktadır. Tasarım aşaması ile başlayıp, uygulama aşaması ile son bulan süreçte ilk olarak, bilgi edinilir ve çözüm üretilir daha sonrasında, üretim ve tasarımın uygulanabilirliği ve maliyeti hesaplanarak iş planı hazırlanır. Son aşama olan uygulamada yapılan üretimin montajı ve tasarımın uygulanması gerçekleştirilir.

Bir iç mimar kullanıcı ve mekân ile karşılaştıkları andan itibaren tasarımını kafasında oluşturmaya başlar. Hayal etme ve canlandırma oldukça aktif olan yeteneklerdir. Ayrıca olası ihtimalleri, tehlike ve aksaklıkları da öngörü yeteneği bulunmaktadır. İç mimarın tasarladığı iç mekânların kullanıcılarının insan olması yani insan odaklı bir meslek alanına sahip olması bilgi birikimi ve gözlem yeteneğine de gereksinim duyduğunu göstermektedir. Gereksinim doğrultusunda sahip olunan bu özellikler iç mimarın mesleki alanla başarı göstermesine katkı sağlamaktadır. İnsanların kültürel özelliklerini ve ruhsal durumlarını gözlemleyerek ve sahip olduğu bilgi birikimiyle çözümlemesi ve tasarımlarını da bu doğrultuda yapması gerekmektedir.

mimar-selim-img




İç mimarın sorumlu olduğu tasarım alanları sadece bina iç mekânları şeklinde algılanmaması gerekmektedir. “TMMOB İçmimarlar Odası”nınhazırlamış olduğu Serbest İçmimarlık Hizmetlerini Uygulama, Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliği’nin‘Hizmet ve Tasarım Alanları’ kapsamına giren altıncı maddede; ‘‘içmimarın mesleğini iç mekâna bağlı kapalı ve yarı kapalı alanlar içerisinde gerçekleştirmekle sorumlu olduğu’’nu ifade edilmektedir. Altıncı maddenin ekleri olan 10. 11. ve 12. Maddelerde kapalı ve yarı kapalı mekân ifadesi altındaki sorumluluklardan daha açık şekilde söz edilmektedir (İÇMO, 2019a)
10) Fuar stantları ve sergi düzenleme ile sergi alanlarının organizasyonu, benzeri süreli tasarım uygulamaları, süreli kurulumlarla gerekli aksesuar ve ortam gereksinimlerinin tasarlanması ve uygulanmasını,
11) Kara, deniz ve hava taşıt araçlarının iç mekân düzenlemelerini,
12) Set ve sahne dekorlarını kapsamaktadır.

3.Türkiye’de İç Mimarlığın Tarihi

Türkiye’de İç mimarlık ve İç mimarlar adıyla yayınlanan kitapta; Gürel Türkiye’de İçmimarlığın Bir Hikâyesi adlı çalışmasında içmimarlık mesleğinin tarihsel sürecinden bahsetmektedir:

Türkiye’de içmimarlık eğitiminin temelleri ilk olarak 1923 yılında Tezyinat (Süsleme) Bölümü’nün Sanayi-i Nefise Mektebi’nde (eski Güzel Sanatlar Akademisi, ve bugün ki adıyla Mimar Sinan Üniversitesi) kurulmasıyla atılmıştır diyebiliriz. Sanayi-i Nefise Mektebi sanatçı ve sanat tarihçisi Osman Hamdi Bey tarafından 1882 yılında kurulmuş ve 1883 yılında resim, heykel ve mimarlık eğitimi vermek üzere sekiz kişilik bir öğretim kadrosu ve yirmibir öğrencisi ile öğrenime başlamıştır. Resmi adı ‘Mekteb-i Sanayi-i Nefise-i Şahane’ olan Güzel Sanatlar Akademisi bir yüksek okul idi. Derecesinin yüksekliği padişahın istenci ile tespit edilmişti. Abdülhamid zamanında mevcut bir kanuna göre, yüksek okul öğrencileri askerlikten muaftı ve yüksek okul mezunlarına Maarif Madalyası verilirdi. Bu haklara Sanayii Nefise Mektebi öğrenci ve mezunları da sahipti. 1883 yılında kurulan Akademi’de, 1930 yılında ‘Umumî Tezyinat’, ‘Dahilî Mimarî’, ‘Seramik’ ve ‘Afiş’ atölyeleri kurulmuştur. Sonradan 1938 yılında Afiş Atölyesi; Afiş ve Fotoğraf, 1938-39 da ise Umumî Tezyinat; ‘Kumaş Desenleri’ atölyesi olarak değiştirilmiştir. 1941-42 yılında Moda Atölyesi açılıp; 1958-59’da ‘Tiyatro Dekorları’ olarak değiştirilmiştir. Yukarıda sayılan dallar ‘Dekoratif Sanatlar Bölümü’ adı altında bir araya getirilmişlerdir. İşte bu Bölüm içindeki, önceleri ‘Süsleme’, sonraları ise ‘içmimari’ adını alan Atölye, yıllardan beri içmimar yetiştiren kuruluştur.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir