Taşkın Nedir? Taşkın Nedenleri, Türleri ve Oluşumu

Paylaş!!!

Taşkın

“Taşkın”; bir akarsuyun çeşitli sebeplerle yatağından taşıp, çevresinde bulunan arazilere, yerleşim yerlerine, altyapı tesislerine ve canlılara zarar vermesidir. Taşkınlar gerçekleştiği bölgede ekonomik ve sosyal faaliyetleri kesintiye uğratan küresel ve doğal bir olaydır.

Bir bölgeye çok fazla miktarda yağmur düşmesi ya da bölgede bulunan kar tabakasının erimesi nedeniyle, akarsu yatağında bulunan su miktarının hızla artarak, akarsu yatağının etrafında yaşayan insanlara ve diğer canlılara, yerleşim bölgelerine ya da tarım arazilerine ve diğer mallara zarar vermesi olayına taşkın denmektedir.

Taşkınlar, bölgelerin iklim şartlarına, geoteknik ve topoğrafik niteliklerine bağlı olarak gelişen doğal oluşumlardır. Ancak taşkınlarda insan aktivitelerinin etkisi de yadsınamayacak bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Son yıllarda küresel çapta taşkın adetlerinin sayısı ve şiddetinde yaşanan artışla orantılı olarak ülkemizde de Doğu ve Orta Karadeniz Bölgeleri kıyı kesimlerinde iklim değişikliğinin de etkisi ile taşkınların sayısında ve şiddetinde artışlar görülmektedir.

taşkın-img

Taşkınlar, genellikle uzun süreli, aşırı ve şiddetli yağışlardan sonra, özellikle de geçirimsiz zeminlerde ve fazla eğimli olan kısımlarda meydana gelmektedir. Ayrıca kar yağışının çok fazla olduğu bölgelerde, hava sıcaklığının aniden artması sonucunda, kar tabakasının erimesi de, taşkın olayına yol açabilmektedir. Dolayısıyla buna bağlı olarak taşkın debileri de artmaktadır. Her iki etkenin birlikte etkimesiyle, yataktaki su seviyesi hızla artarak, büyük taşkınlar oluşmaktadır. Ayrıca taşkınların oluşumuna havzada hâkim olan yağış rejimleri de etki eden bir diğer faktördür.

Taşkınlar, tahrip gücü yüksek olan ve dünyada sık karşılaşılan tabii kaynaklı felaketlerden biridir. Bu afetler sonucunda su baskınlarıyla birlikte, çamur ve diğer birikintiler ve atıklar da akışa geçtiğinden, ciddi boyutlara varan problemlere sebep olmaktadırlar. Taşkınlar yerkürenin meydana gelmesinden beri ortaya çıkmakla birlikte, daha çok insanların dere ya da nehir, çay gibi akarsuların, kıyılarına yakın bölgelere yerleşmeleri ve bunların civarlarında bulunan arazilerden yararlanmaya başlamalarıyla etkilerini göstermeye başlamıştır.



Bugüne kadar edinilen tecrübeler, yaşanan taşkınların, yoğun yağışlardan çok, akarsu yatağı içerisinde veya civarındaki taşkın olma ihtimali bulunan bölgelerde, çoğunlukla gerekli tedbirler alınmadan süregelen, düzensiz ve çarpık şehirleşme sonucunda oluştuğunu göstermektedir

Taşkın Türleri

taşkın-çeşitleri-img

Literatürde taşkınlar için değişik sınıflandırma ve tanımlar bulunmaktadır.  Dünya Meteoroloji Örgütü’ne göre taşkınlar en genel haliyle;

  • Ani taşkınlar,
  • Nehir taşkınları,
  • Kıyı taşkınları,
  • Şehir taşkınları,
  • Kar erimesinin neden olduğu taşkınlar
  • Buz ve moloz hareketlerinin neden olduğu taşkınlar şeklinde sınıflandırılmıştır.

Ani Taşkınlar

Çok şiddetli yağışlar, bulut patlamaları, toprak kaymaları, buz kütlelerinin ani hareketleri, baraj yıkılmaları ya da yüksek kotlardan harekete geçen yüzeysel akışın çok hızlı biçimde alçak kotlara ilerlemesi sonucu ani taşkınlar meydana gelmektedir. Ani taşkınlar meydana geldiği adanda ağır hasarlar meydana getirmesinin yanında hem sediment taşınımına hem de heyelanlara neden olabilmektedir. (Heyelan Nedir? Heyelan Çeşitleri ve Sınıflandırılması) Ani taşkınlardan korunmaya yönelik risk planlamalarında, meteorolojik verilerin gerçek zamanlı takibi ve arazi kullanım bilgisi büyük önem taşımaktadır

Nehir Taşkınları

Nehir Taşkınları en yaygın olan taşkın türüdür. Şiddetli yağışlar, kar ve buz erimelerin tetiklediği nehir akımının ana yatak kapasitesini aşarak, taşması olayıdır. Zeminin geçirimliliği, yüzeyi kaplayan bitki örtüsü, arazi kullanım şekli nehir taşkınlarının büyüklük ve şiddetini önemli ölçüde etkilemektedir. Nehirleri çevreleyen düzlükler genellikle verimli topraklar ve yerleşime elverişli alanlar olduğundan, nehir havzalarında yoğun yapılaşma olmaktadır. Bu da yerleşim yoğunluğuna paralel olarak, taşkınların neden olacağı hasarı arttırmaktadır.

Kıyı taşkınları

Fırtına dalgaları ve yüksek gelgitler ile bir araya gelen yüksek rüzgarlar kıyı taşkınlarına sebep olmaktadır. Kıyı taşkınlarında güçlü ve yüksek dalgalar, çok büyük su kütlelerinin kıyıya doğru hareketine neden olurlar. Bu nedenle kıyı taşkınlarında meydana gelen zararlar oldukça büyüktür. Aynca kıyı taşkınlarının tetiklediği yüksek dalgalar nehir ve drenaj sistemlerinin deşarjına engel olarak nehir ve şehir taşkınlarının da yaşanmasına neden olabilmektedir. Dalgalanma, denize akan bir nehrin ağzının yakınında gerçekleşirse, akıntıya bağlı olarak nehir deşarjı tıkanır ve bu da kıyı alanlanmn üzerinde ve yakınında şiddetli taşkınlara neden olur. Deniz altı depremlerinden kaynaklanan tsunamiler, şiddetli kıyı taşkınlanmn nadir bir nedenidir.

Şehir Taşkınları

Yoğun yapılaşmanın bulunduğu alanlarda yüzeylerin geçirimsiz malzemeler ile kaplı olması, şiddetli yağışlar ve fırtınalar sırasında yüzeysel akışı artnır. Bu durum alt yapı tesislerinin kapasitesinin aşılmasına neden olur. Alt yapı tesislerinin kapasitelerinin aşılması ile ortaya çıkan taşkınlara şehir taşkınları denir.

Kar Erimesi Taşkınları

Hızlı kar erimesi özellikle ilkbahar aylarında güneyden gelen sıcak hava hareketlerinin etkisi ile bazen taşkınları ortaya çıkabilir. Türkiye’de Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki taşkınların en önemli sebeplerinden birisi budur. Ilık yağmurlara maruz kalan karlı tepelerde taşkın pik debisi ve akan suyun hacmi büyük olur. Genellikle yerel bir olaydır ve eğimi fazlaca olan yerlerde ani taşkınları üretebilir. Çünkü suyun hızı yamaçlarda oldukça fazladır. Özellikle akarsu havzalarının aşağı kısımlarında gelişmiş olan yerleşim alanlarının taşkına maruz kalmasına sebep olur.

Buz ve Moloz Taşkınları

Bunlar dışında bir de buz ve moloz hareketlerinin neden olduğu taşkınlar bulunmaktadır. Mevsimlik olarak erime meydana gelen bölgelerde, eriyen buzul suları nehirlerde birikir ve civardaki nehir seviyelerini yükselterek taşkınlara neden olurlar. Sarp bölgelerde hem kar erimeleri hem de yoğun yağışlar nedeniyle toprak kaymaları ve moloz hareketleri meydana gelebilir Bunlar aşağı yönde hareket ederken akarsuların kesitlerinde daralmalara yol açarak şiddetli taşkın olaylarını meydana getirebilirler.



Taşkınların Nedenleri- Taşkın Neden Olur?

Havzanın Meteorolojik Özellikleri

Taşkınlara neden olan meteorolojik faktörler; yağışlar, sıcaklık, buharlaşma, rüzgar, nem ve basınçtır.

Yağışlar şiddet, süre ve meydana geliş şekilleri itibariyle taşkın oluşumuna etki etmektedir. Şiddetli yağışlarda sızma için yeterli zamanın kalmaması yüzeysel akışı arttıracağından taşkınları arttırıcı rol oynamaktadır. Sabit şiddetteki bir yağışın süresi arttıkça meydana getireceği taşkının büyüklüğü; toplama havzasının büyüklüğüne, toplanma süresine ve havzanın diğer özelliklerine bağlı olarak bir limite ulaşır ve yağışın süresi sonsuz olsa da taşkının hacmi büyümesine rağmen, taşkın pikinde değişme görülmez. Yağış şiddetinin değişken olduğu durumlarda, pik en büyük değerine en şiddetli yağış periyodunda ulaşır. Bir bölgeye düşecek olan yağışlar genellikle yağmur, kar veya dolu şeklinde olabilir. Yağmurun taşkına etkisi, toplama havzasında bulunan akarsuyun yatağını doldurduktan sonra yüzeysel akışa geçmesiyle başlamaktadır. Bu esnada havzaya düşen yağmurun bu etkisi, bitki ve toprak örtüsü tarafından tutulmakta olduğundan, fazla olmayacaktır. Ancak sızmanın nihai sızma kapasitesine eriştiği andan itibaren havzaya düşen yağmur yüzeysel akışa geçerek taşkına neden olmaktadır. Karın taşkına etkisi, erimeye başlaması ile birlikte görülür. Bu esnada yüzey altı ve yeraltı suyu miktarlannda ciddi dışlar görülür. Kar erimesinin taşkın debisine etkisi az, pike ulaşma zamanı ve taşkın süresi ise uzundur. Dolu, genellikle yeryüzü sıcaklığının 0°C’nin üzerindeyken yağdığından, hızlı bir erime sağlar ve dolasıyla kısa sürede yüzeysel akışa dönüşebilmektedir. Bu yüzden kara göre taşkınlar üzerinde daha etkili olmaktadır.

taşkın-sebep-img-2

Taşkına etki eden bir diğer meteorolojik faktör sıcaklıktır. Taşkın anındaki sıcaklık değişimi, oluşacak yağışın türünü etkileyeceğinden meydana gelecek olan taşkın hidrografına da etki edecektir. Sıcaklık 0°C’nin altına düştüğünde yağış kar şeklinde, sıfırın üzerine çıktığında ise dolu veya yağmur şeklinde olacaktır. Sıcaklık, taşkın hidrografının şekline etki etmesi yani akışa geçecek olan miktarı doğrudan etkileyici bir faktör olması sebebiyle önemlidir. Türkiye’de özellikle Mart-Nisan aylarında kısa zamanda havanın ısınmasına bağlı olan kar erimesi ve şiddetli yağışların birlikte meydana gelmesi ani taşkınlara neden olmaktadır. Bu durumda; taşkının pik değerine ulaşma zamanı düşük olduğundan, yüksek eğimli bölgelerin mansabında düşük kotlarda kalan yerleşim yerleri için tehlikeli durumlar ortaya çıkabilir.

Bir diğer meteorolojik parametre olan rüzgar özellikle kar erimesindeki etkisiyle taşkını hızlandırmaktadır. Bunların yanı sıra basınç, nem gibi etkenler de taşkını dolaylı olarak etkiler.



Şiddetli yağışlar neticesinde yamaç hareketlerine meyilli taşıma gücü zayıf zeminlerde sıklıkla heyelanlar görülmektedir. Heyelanlar ile büyük toprak kitlelerinin akarsuya doğru hareketi, akarsu kesitinin daralmasına neden olarak taşkının şiddetini artırır. Akarsuda sürüklenen moloz özellikle akarsu güzergahında bulunan köprü, menfez gibi sanat yapılarının membasında birikerek akımın ilerlemesini engel olacaktır. Bu birikmeler taşkın suyunun bir su kitlesine erişmesini engelleyerek su seviyesini yükselmesine neden olur. Bu nedenle heyelanlar taşkınların şiddetini artırıcı etkiye sahiptirler. (Heyelanların Nedenleri? Heyelan Neden Olur?)

Havzanın Yapısal Özellikleri

Drenaj alanının şekli ve eğimi

Bir alanda meydana gelecek taşkının büyüklüğü, pik değere ulaşma süresi, taşkın hacmi ve drenaj alanı ile doğru orantılıdır. Büyüklükleri ve diğer özellikleri aynı fakat şekilleri farklı olan drenaj alanlarından gelecek taşkın hacimleri eşit olduğu halde, havzanın şekline göre taşkın debisi, pik değere ulaşma süreleri farklıdır. Aynı alana sahip iki drenaj alanından, eni dar boyu uzun olanda oluşacak taşkının toplanma zamanı daha uzundur, eni geniş boyu kısa olanda ise daha kısadır. Taşkın hacimleri aynı olan iki havzadan, eğimi fazla olanının taşkın debisi daha büyük, pike ulaşma ve taşkın süresi daha kısadı.

Depolama kapasitesi

Drenaj alanında bulunan çukurlarda yapılacak yüzey depolamaları taşkın debisinin pik değerinde önemli ölçüde düşüşe neden olacaktır. Bunun yanı sıra jeolojik yapısı karstik olan mağara vb. yapılar ise oluşan akışın bir müddet depolanmasını veya farklı bir yerden çıkmasını sağlayacak ve taşkının etkisini azaltacaktır. Sonuç olarak havza depolaması hem yüzey üzerindeki çukurlarda oluşabilirken hem de yer altı sularında depolanabilir veya yüzey altı akış ile farklı bir bölgeye transfer edilebilir. Bunların yanı sıra akarsu yatağının şekli, kollarının sıklığı, yeraltı akiferinin kapasitesi, zeminin killi veya geçirimli bir malzemeden oluşması da taşkını etkileyen doğal faktörlerdendir.

Bitki örtüsü

Drenaj alanının bitki örtüsü, yağışın yüzeysel akışa geçinceye kadar geçen süresinde meydana gelen başlangıç kayıplarında önemli bir etkendir. Bu etki bitki örtüsünün çeşidine, sıklığına, büyüklüğüne ve hatta yapraklarının şekline bağlı olarak tutacağı yağış miktarım değiştirmektedir. Bu yüzden, bitki örtüsünün taşkınları ve erozyonu önleme bakımından etkisi büyüktür.

Toprak yapısı ve suya doygunluk durumu

Drenaj alanının toprak cinsi ve kalınlığının başlangıç kayıplarına etkisi bitki örtüsünden daha fazladır. Hatta toprak cinsi sızmada en önemli faktör olduğundan taşkın süresi boyunca etkisini devam ettirmektedir.

Zeminin taşkından önceki nem durumunun yüzeysel akışa etkisi büyüktür. Kuru bir zemine düşen taşkın meydana getirecek bir yağış, zeminin sızma kapasitesi yüksek olacağından yüzeysel akışa geçmeyecektir. Doygun bir zeminde ise sızma kapasitesinin düşük olması ise yağışın doğrudan yüzeysel akışa dönüşmesiyle taşkın olasılığını artıracaktır.

Deniz seviyesinden yükseklik ve drenaj alanının yönü

Yüksek rakımlarda çiğ noktası düşük ve düşük çiğ noktasında havzanın su muhtevası az olduğundan bu gibi yerler, şiddetleri az ve daha uzun süreli yağışlara maruz kalmaktadırlar. Ancak yağış yönüne dik ve özellikle sahile bakan yamaçlarda rakım, yağışın devamlı beslenmesi sebebiyle, belli bir sınıra kadar yağış şiddetini arttırıcı rol oynamaktadır. Yağışın geldiği yöne dönük olan drenaj alanları, yağışın geldiği yöne arkası dönük olan drenaj alanlarından daha fazla miktarda yağış alırlar.




İnsan Kaynaklı Sebepler

İnsan etkisi taşkınları felaket boyutuna taşıyan en önemli sebeptir. Özellikle dere yataklarında yapılaşmaya izin verilmesi, çarpık kentleşme nedeniyle alt yapı tesislerinin yetersiz kalması, hatalı arazi kullanımı, ormanların ve bitki örtüsünün tahrip edilmesi, geçirimli yüzeylerin asfalt, beton gibi geçirimsiz yüzeylere dönüştürülmesi taşkınlara neden olan insan kaynaklı sebeplerdir.

taşkın-1931-img

Bunların dışında baraj, gölet, sel kapanı gibi su yapıları, kendi drenaj alanlarındaki taşkını öteleyerek taşkına durdurucu yönde etki ederken, bu yapılarda meydana gelebilecek hasarlar taşkınlara neden olabilmektedir. Bu yapıların, beklenen taşkınlara olan etkileri incelenmeli ve bu duruma göre değerlendirilmelidir.




Kaynaklar: NESLİHAN BEDEN-CEVİZDERE HAVZASININ SAYISAL MODELLEME SİSTEMLERİNE DAYALI TAŞKIN ANALİZİ VE TAŞKIN ZARARLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Esra GERGER-ŞANLIURFA İLİNDEKİ TAŞKIN KORUMA TESİSLERİNİN PERFORMANSLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
[Toplam:3    Ortalama:5/5]

Paylaş!!!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Facebook Sayfamızı Beğenip
Yeni İçeriklerimize
Anında Ulaşın!