Depreme Dayanıklı Yapı Tasarımı Genel İlkeler

Deprem etkisinin karşılanması ile ilgili yönetmelik kayıtları incelendiğinde bunların çok sayıda kabule dayandığı görülür. Bu durum, depremin kendisindeki belirsizlikten ve bu etki altında yapının davranışının belirlenmesindeki zorluktan kaynaklanır. Çözüm ne kadar ayrıntılı ise, gerekli kabuller o kadar fazla olacaktır. Bu nedenle çözümün verdiği sayısal sonuçların değerlendirilmesi yanında, daha önce meydana gelen deprem hasarlarında kazanılan deneyimlere de uyulması önemlidir. Bu açıdan bakıldığında bir betonarme yapıda özen gösterilmesi gereken önemli noktalar şu şekilde verilebilir;

a-Taşıyıcı sistemin düzenlenmesinde her iki doğrultudaki yatay yükleri karşılayacak çerçevelerin meydana getirilmesi, bu etkilerin güvenli bir şekilde karşılanması bakımından gereklidir. Taşıyıcı sistemin iki doğrultudaki eksenlerinin kesim noktalarında kolonların bulunmasına ve kirişlerin kolonlarla dışmerkezlik olmadan birleştirilmesine özen gösterilmelidir. Bunun gibi kolon ve perdelerin süreksizliğe uğramadan temelden en üst kata kadar devam ettirilmesi, yatay yüklerin karşılanmasındaki belirsizliği önlemek bakımından daima tercih edilmelidir. Taşıyıcı sistemde ortaya çıkan aşırı zorlamaların ve ek etkilerin karşılanmasından önce, bu etkilerin meydana gelmemesi veya azaltılması için gerekli düzenlemelerin yapılması için çaba sarf edilmelidir.




b-Depremde en çok zorlanan yerlerden birisi kiriş-kolon birleşim bölgeleridir. Burada donatının düzenine, kenetlenmenin sağlanmasına ve kolonda etriyelerin devam etmesine özen gösterilmelidir. Bu bölgede donatının sıklığı nedeniyle betonun yerleştirilmesinin zor olduğunu gözönüne alarak, gerekli tedbir alınmalıdır.

c-Deprem zorlanması en fazla alt katlarda etkili olacağı için, buradaki kolon düzenine önem verilmeli, görünüş ve kullanım gerekleriyle ani rijitlik değişikliğine gidilmemelidir.

d-Taşıyıcı sistemde, rijitlik ve dayanımın düzgün bir şekilde dağıtılmasıyla depremden meydana gelebilecek hasarların bazı bölgelere yoğunlaşmadan tüm yapıda düşük düzeyde dağılı olarak ortaya çıkacağı unutulmamalıdır.

e-Taşıyıcı sistemin planda simetrik olarak düzenlenmesi, depremden ortaya çıkacak etkilerin gereksiz artmasını önler.

f-Kolon ve perde kesitlerinin, taşıyıcı sistemin iki doğrultudaki rijitliğini birbirine yaklaştıracak şekilde belirlenmesi, her iki doğrultudaki deprem zorlanmasının uyuşumlu olarak taşınmasını sağlar.

g-Perdelerin planda binanın dış kenarına yakın yerleştirilmesi, yapının tüm plan kesitinin burulma rijitliğini arttırarak, kesit etkilerinin daha düşük seviyede kalmasını sağlar.




h-Kolon ve kirişlerin birleşim bölgelerine yakın sarılma bölgeleri deprem etkisinde daha fazla zorlanacağı için, etriyelerin sıklaştırılması ile buradaki betonun hem dayanımının ve hem de sünekliğinini artması sağlanır. Böylece deprem etkilerinin sebep olacağı hasar da düşük düzeye indirilebilir.

i-Taşıyıcı sistemin depremde hasar görmesinin nedenleri önem sırasına göre;

1-Taşıyıcı sistemin iyi düzenlenmemiş olması,

2-Malzeme (özellikle beton) dayanımının düşük olması,

3-Konstrüktif ayrıntılara dikkat edilmemiş olması,

4-Statik ve betonarme hesapların yeterli olmaması,

olarak verilebilir. Burada konstrüktif esaslara uymamanın, sistemde doğru ve yeterli düzeyde çözümleme yapılmamasından daha önce gelen bir hasar sebebi olduğu görülmektedir. Bu nedenle özellikle bilgisayar programların desteği ile hazırlanan projelerin sonuçlanmasından sonra, bazı kısa ve basit hesaplar yapılarak, kesit boyutları ve donatı miktarları kontrol edilmelidir. Bunun gibi, projenin donatı düzeni konstrüktif kurallar esas alınarak, tekrar gözden geçirilmeli ve yerleştirilmesinde zorluk şüphesi olan bölümlerde değişiklik yapılmalıdır.

j-Temel bağ kirişlerinin, temelleri birbirine bağlayıp birbirlerine göre yer değiştirmeyi önleyecek şekilde düzenlenmesi ve donatı kenetlenmesinin temel bloğu içinde yapılması gerekir.

k-Yapılarda kütlesi büyük olan katların zemine yakın düzenlenmesi ile meydana gelecek atalet kuvvetlerinin yapıyı daha az zorlaması sağlanacaktır.

l-Kirişsiz döşemeli yapılarda, döşeme ve kolonların oluşturduğu çerçeveler, yatay yüklere karşı çoğunlukla yeterli rijitlik sağlayamadığı için, deprem perdeleri ile yapının rijitleştirilmesi uygundur.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.